DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Parçalı Bulutlu

Ailede Din Eğitimi

Kur’an’da ailenin din eğitiminden bahseden ayetleri üç başlık altında inceleyebiliriz. İlk olarak din eğitimini bir sorumluluk olarak başta anne baba olmak üzere ailenin yetişkin bireylerine bir görev olarak yükleyen ayetler konusu üzerinde duracak olursak eğer;

Dini açıdan bakıldığında, çocuğa din eğitimi vermek Müslüman anne babanın seçimine bırakılmamıştır. Dini açıdan dini otorite karşısında her anne baba çocuğuna din eğitimi vermek ya da verdirmekle yükümlüdür. Çocuğa din eğitimi vermek, dini açıdan bağlayıcılığı olan bir görevdir. Çocuğuna din eğitimi vermeyen ya da ihmal eden anne-babayı dünyada sorgulayacak bir otorite bulunmayabilir. Ama ahirette, bu görevi yerine getirmediğinden dolayı hesap verecektir. Ailede yetişkinlere yüklenen din eğitimini gerçekleştirme görev ve sorumluluğunu vurgulayan ayetlerden birisi şudur;

Ey inananlar, kendinizi ve ailenizi bir ateşten koruyun ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır (Tahrim 6)

Yetişkin müminler, aile bireylerini, eşlerini, çocuklarını Allah’ın farz kıldığı şeylere uyma, yasakladığı şeylerden kaçınma konusunda kontrol ve gözetim altında tutmalıdırlar. Onların bu alandaki eğitim ve öğretimlerine önem vermelidirler. Öğüt ve benzeri yöntemlere başvurarak, aile üyelerini Allah’a itaatle yükümlü kılmalıdırlar. Ailelerine, iyiliği emretmeli, kötülüğü yasaklamalı, erdemleri öğretmeli, dinin ilkelerine bağlılığı emretmeli, onları Kur’an ahlakıyla eğitmelidirler. Ailelerini, cehennem ateşine sürüklenmelerine sebep olacak kötülük ve isyandan korumalıdırlar. Cehenneme götüren yolu tutmuşlarsa, güçleri oranında onlara engel olmalıdırlar. Onları Allah’ın emirlerine bağlı kalmaya yönlendirmeli, hatta mecbur tutmalılar; O’nun sevdiği kullar olacak şekilde yetiştirmelidirler. Onların sadece bu dünyadaki refahlarını değil, ahiretteki durumlarını düşünmelidirler. Çünkü özellikle yetişkin aile bireyleri ailenin diğer fertlerinden sorumludurlar

Aile üyelerini cehennemden korumak, aile üyelerine gerekli olan din eğitimini vermekle mümkün olur. Bu ayete muhatap olan her mümin, cehenneme karşı ailesini korumalıdır. Anne babalar, eğer çocuklarına inançsızlık unsurları bulmuşsa bunları hemen temizlemelidirler. Çocuklarına duydukları sevginin bir eseri olarak, onları sık sık Allah’a hatırlatmalı, Allah’a ve Peygamber’ine bağlılıkta şüpheye düşmelerine engel olmalıdırlar

Bu ayette Yüce Allah, cehennemin açık bir tasvirini yaparak, aileyi cehennemden koruma emrini yerine getirmede ihmalkar davranmaktan sakındırmayı amaçlamıştır.

Ayetten anlaşıldığına göre, kişinin dinin temel esaslarını ailesine öğretmesi, dolayısıyla da tasviri yapılan cehennemden koruması her yetişkin birey üzerine vaciptir, dini bir görevdir

Çocukların din eğitimiyle ilgili olarak her mümin anne-babanın, yerine getirmesi gereken hususlardan birisi de onlar için Allah’a dua ve niyazda bulunmasıdır. Kur’an’da bazı Peygamberlerin çocukları için yapmış oldukları duaların örnekleri vardır. Bu dualardan birisi Hz İbrahim’e aittir: O, Rabb’imiz, bizi sana teslim olanlar yap, neslimizden de sana teslim olan bir ümmet çıkar (Bakara 128) diye dua etmiştir.

Ayetin açılımı yapıldığında, Hz İbrahim’in şöyle dua etmiş olduğu söylenebilir: Ey Rabbimiz, bizi yani beni ve oğlumu sana teslim olmuş, samimi bir şekilde emir ve yasaklarına boyun eğmiş, yüzleriyle ve özleriyle sadece sana yönelmiş olgun Müslümanlar yap. Bizim neslimizden de sana bağlanmış, itaatkar, sağlam inanç sahibi bir toplum yarat. Burada, Hz İbrahim’in duasının kendi soyuna yönelik olması, her insanın öncelikli olarak kendi soyuna şefkat ve ilgi duyuyor olmasındandır

Bu ayette Hz İbrahim’in kendi nesli, eşi ve çocukları hakkında çok önemli bir konuda dua ederek müminler için bir dua örneği ortaya koymaktadır.

Ayette geçen, vec alna ifadesi, yetiştirmek anlamında kullanılmış olabilir. Buna göre ayetin anlamı, Müslümanlığımızı devamlı kıl, neslimizden sana teslim  olan bir topluluk yetiştir olabilir. Böylece ceale kelimesi, var olan bir şeyin devamlılığı, gelecek/istikbal içinde yaratma ve yetiştirme anlamını içermiş olur

Ayetten anlaşıldığına göre, Müslüman bir nesil yetiştirmek zor bir iştir. Bir insan peygamber bile olsa, çocuklarının din eğitiminden beklediği sonucu tam anlamıyla gerçekleştirmesi mümkün olmayabilir. Bu nedenle, din eğitiminin başarılı olabilmesi için her zaman Allah’tan yardım istemek gerekir. Anne-babalar, eğitimciler, din eğitimi konusunda bütün güçlerini kullandıktan sonra, bu faaliyetin olumlu sonuç verebilmesi için Yüce Allah’tan yardım istemelidirler. Buna eğitimin dua boyutu denir.

Kaynak: Diyanet İlmi Dergisi / 2008 / Sayı: 2 / bkz: 11-14

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.