Al-i İmran 19. Ayet Allah Katında Tek Din İslam’dır

    A+
    A-

    Değerli kardeşlerim! Yüce Rabbimiz, on dört asır önce, alemlere rahmet olarak gönderdiği son peygamber Hz Muhammed (s.a.v) aracılığıyla İslam Dini’ni bütün insanlığa tebliğ etti. Allah’ın varlığına iman etmek, O’nun birliğini kabul etmek, O’na hiçbir şeyi ortak koşmamak ve yalnızca O’na ibadet etmek, bu dinin temelini teşkil ediyordu. Bu ilahi mesaj, aynı zamanda insanlığı hakka ve hakikate, adalete, bilgiye ve hikmete dayanan, güzel ahlaka davet ediyordu. Zulmü, cehaleti ve fitneyi terk etmeye, fakiri, yoksulu, yetimi, yolda kalmışı koruyup kollamaya, komşusu aç iken tok yatmamaya çağırıyordu.

    Bu evrensel çağrı, kısa sürede bütün dünyada, insanların yüreklerinde yankı buldu. Öyle ki, bir kişinin tebliği ile başlayan İslam, kısa zamanda dünyanın en hızlı yayılan ve insanları, şefkatli kucağına çeken bir din haline geldi. Daha bir asır geçmeden Asya’dan, Kuzey Afrika’ya, Atlas Okyanusu’ndan Çin Seddi’ne kadar insanlar İslam’la şereflendiler.

    Müslüman olma bahtiyarlığına eren sevgili kardeşlerim!

    Allah katında yegane olan İslam’ın bu hızla yayılışına ve insanların akın akın onu kabul etmesine tahammül edemeyen nice güçler, bu ilerleyişin önüne geçmek ve insanların kalplerini İslam’a açmalarını engellemek için her türlü yola başvurdular. İslam’ı ve Müslümanları tarihten silmek için sözde kutsal ordular oluşturdular, ancak nihai amaçlarına ulaşamadılar. Çünkü karşılarındaki insanlar; tevhit, adalet, takva ve kendine güven; zulme, şirke, küfre ve haksızlığa  karşı koyma gibi değerleri  bünyesinde barındıran yüce bir dine mensup idiler.

    Değer Mü’minler!

    Tarihte olduğu gibi günümüzde de aynı güçler, İslam’ı çıkarları ve egemenlikleri karşısında en büyük engel gördükleri için insanlarımızı bu dinden koparmak amacıyla planlı ve organize bir şekilde çalışmaktadırlar.

    Özellikle etnik ayrımcılıktan, mezhep farklılıklarından, yaşanan bazı ekonomik ve siyasi sıkıntılardan ve hatta deprem, sel, kıtlık ve benzeri afetlerden yararlanarak, çocuklarımızın ve gençlerimizin imanını çalmaya çalışmaktadırlar. Bu faaliyetlerinde, özellikle dini bilgisi zayıf, ailesi veya çevresiyle çeşitli sorunlar yaşayan insanlarımız, bu tür odakların öncelikli hedefleri olmaktadır.

    Sürdürülen bütün bu çabaların da başarısızlıkla neticeleneceğine inancımız tamdır. Ancak bu konuda, biz Müslümanlara önemli görevler düşmektedir. Öncelikle dinimizin değerini bilmeliyiz. Başta tevhit inancı olmak üzere İslam’ın iman, ibadet ve ahlak esaslarına sıkı sıkıya sarılmalıyız. Çocuklarımıza ve gençlerimize inanç ve değerlerimizi öğretmeliyiz. Birbirimizle olan ilişkilerimizde kişisel menfaatleri ve geçici dünyevi arzuları değil; adaleti, sevgiyi, hoşgörüyü ve yardımlaşmayı esas almalıyız. Dinimize ve manevi değerlerimize sahip çıkmalıyız.

    Hutbemi, Kur’an-ı Kerim’in en son nazil olduğu bilinen ayet-i kerimesinin mealiyle bitiriyorum;

    Bugün dininizi, sizin için kemale erdirdim, size verdiğim nimetimi tamamladım ve size, din olarak yalnızca İslam’ı seçtim (Maide 3)

    Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı / Minberden Öğütler / bkz: 27-28

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.