Cinsel İlişkiye Girerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

    A+
    A-

    Cnsel İlişki Esnasında Şiddet, Acı Vermek ve Bundan Zevk Almak: Öncelikle şunu unutmamak gerekir ki; erkeğin kadın üzerinde olduğu gibi aynı şekilde kadınında erkek üzerinde haklardan biriside eşler arasındaki münasebet cinselliktir. Bunlardan bazıları;

    TATMİN ETMEMEK: Eşinle cinsel ilişkiye girdikten hemen sonra, kendisi tatmin olduktan (boşaldıktan) sonra, eşini tatmin etmeyip sırtını dönüp de yatan erkek, eşine ama bilerek, ama bilmeyerek zulmetmiş, eşine karşı haksızlık etmiş olur. Erkeğin tatmin olması, kadına oranla çok daha erken ve çok daha kolaydır. Kadın yapısı itibari ile tatmin olması erkeğe oranla biraz daha fazla zaman alır. Zaten kendi tatmin olduktan sonra eşini de tatmin etmeden sırtını dönmek erkeğin acizliğidir, zayıflığıdır. ”Sizden biri ehline yaklaştığı zaman kendi ihtiyacını görünce hemen acele edip çekilmesin, onun da ihtiyacını görmesi için biraz beklesin”. İşte bu yüzdendir ki ilişkiye girmeden önce sevişmek, öpmek, koklamak, tahrik edici sözler konuşmak vs. Nitekim Allah Resulü (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde:”‘

    ‘Sizden biriniz cima için hanımına yaklaştığı zaman aralarında bir elçi olsun!” buyurdu,

    Sahabe, ”Ey Allah’ın Resulü! Aralarındaki elçi nedir?” diye sorunca, Resulullah Efendimiz (s.a.v),”Öpmek ve tatlı sözler buyurdu. “Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v), bir erkeğin hanımı ile oynamasını, onunla şakalaşmasını, Cenab-ı Hakk’ın razı olduğu ve sevap verdiği hak oyunlar içinde saymıştır” Ancak şurası da var ki kadınlar her ilişkiden sonra boşalmadan, ilişkiyi sonlandırabilirler. Böyle bir durum karşısında erkek yapacağı görevi yaptığı için, bundan dolayı ne kadın nede erkek herhangi bir suçluluk ve rahatsızlık duygusu hissetmemelidir. Bu kişinin fiziki yapısına göre farklılık gösterebileceğinden bunu da göz önünde bulundurun.

    Cinsel Görevden Kaçmak: Nasıl ki kadın kocasının meşru şartlar içerisinde ve helal bölgelerden olmak suretiyle cinsel isteklerini ve arzularını geri çevirmesi günahtır, aynı şekilde erkeğinde kadının arzu ve isteklerini geri çevirmesi doğru değildir ve günahtır. Yeter ki birbirinizi cinsellik konusunda usandırmayın ve birbirinizden soğutmayın. Yani bunun ölçüsünü ayarlayın. Ayarını kaçırırsanız eğer bu size zarar olarak geriye dönecektir. Ama er ama geç. Nitekim kadın kocasına itaat etmek zorunda kalsa da haram olan zamanlar vardır ki bu günlerde kocasına itaat etmek zorunda değildir.Ki bunlar;

    • Kadın hayız ve nifas (lohusa) halindeyken

    • Hacda ihramlı iken

    • İtikafta iken ve

    • Ramazan ayında gündüzleri ve imsaktan akşam ezanına kadar.

    Kadın hamile iken, mübarek gün ve gecelerde cinsel ilişki kurulabilir mi diyecek olursanız eğer; tıp ehli tıbbi olarak hamileliğin son iki aya girince, özellikle son bir aya girince cinsel münasebetin zararlı olduğu hakkında ittifak etmişlerdir. Mübarek gün ve gecelerde münasebet yasak mıdır diye soracak olursanız eğer; bu yasak değildir ama bütün zamanı buna ayırıp da ibadet ile meşgul olmamayı islam alimleri mekruh olarak görmüşlerdir. Nitekim dinimiz Zıhar ve İla yolu ile cinsel görevlerden kaçmayı ve bu görevleri yerine getirmemeyi yasaklamıştır ki;

    İla: Kişinin zaman belirtmeden veya dört ayı aşan bir zaman belirleyerek karısıyla münasebet (ilişki) kurmayacağına yemin etmesidir. Nitekim Yüce Allah “Kadınlarına yaklaşmamaya yemin edenler dört ay beklerler. Eğer (bu müddet içinde) kadınlarına dönerlerse, şüphesiz Allah çokça bağışlayan ve esirgeyendir. Eğer (müddeti içinde dönmeyip kadınlarını) boşamaya karar verirlerse (ayrılırlar). Biliniz ki, Allah işitir ve bilir (1)” buyurmaktadır. İla’dan dönülmesi yemin kefaretini gerektirir.

    Zıhar: Kişiyi kendisine ebedi evliliği haram olan kişilerden birisine eşinin bir uzvunu benzetmesidir. Senin sırtın annemin sırtı gibi, göbeği gibi vs. Zıhar yapmak haram olduğu gibi, kefaretini ödemeksizin cinsel hayata dönmek de haramdır. Yüce Allah “Kendilerine zıhar yaptığınız eşlerinizi anneleriniz kılmamıştır. Evlatlıklarınızı da öz oğullarınız kılmamıştır. Bunlar ağızlarınızla söylediğiniz manasız sözlerden ibarettir (2)”. Başka bir ayet-i celilede ise “İçinizden kadınlar hakkında zıhar yapanlar bilsinler ki onlar kendilerinin anneleri değildir, onların anneleri sadece kendilerini doğurmuş olanlardır. Onlar gerçekten çirkin ve yalan bir söz söylüyorlar (3)” şeklinde buyurmaktadır. Zıhar yapanın kefareti ise:”Kadınlardan zıhar ile ayrılmak isteyip de sonra söylediklerinden dönenlerin karılarıyla temas etmeden önce bir köleyi hürriyete kavuşturmaları gerekir. Size öğütlenen budur.

    Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. (Buna imkân) bulamayan kimse, hanımıyla temas etmeden önce ardarda iki ay oruç tutar. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurur. Bu (hafifletme), Allah’a ve Resûlüne inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah’ın hükümleridir. Kâfirler için acı bir azap vardır (4)” buyurmaktadır. Aynı Sürenin devamındai ayette ise yüce Allah “Allah’a ve Resûlüne karşı gelenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Biz apaçık âyetler indirmişizdir. Kâfirler için küçük düşürücü bir azap vardır (5)” buyurmaktadır.

    Cinsellikte Şiddet= Bunu uygulayan kişiler istisnalar olsa da erkek tarafıdır. Kadını istemediği bir şekilde bir ilişkiye zorlamak -(Örnğ : istese bile anal ilişki ama istese de haramdır)-, kadına acı vermek, acı verdirmek yada acı çekmesi için uğraşmak vs vs. Bunların hiçbiri doğru değildir. “Cinsel hazza erebilmek için yapılan ve dıştan işkence gibi görülen davranışlar, eşlerin her ikisinin onayı ile gerçekleşiyorsa neden günah, haram olsun şeklinde bir görüş ileri sürülemez. Çünkü insanların onayı, hiçbir haramı helal kılmaz. Kaldı ki İslam dininin genel amacı insanları adalet üzerinde yaşatmaktır (6)”. Örneğin; Anal ilişki haram olduğu gibi, eşlerin karşılıklı bu konuda rıza göstermeleri haramı helal kılmaz. Haricen bir konuda vardır ki bu konuda özellikle erkek tarafının daha anlayışlı ve ılımlı yaklaşması gerekir. Nitekim yüce Allah:”Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: O, bir rahatsızlıktır (7)” buyurmaktadır. Hayız kadının fıtratına yerleştirilmiş bir sünnetullahtır. Bu kimi kadında agresif hareketler, kimi kadında duygusallık, kimi kadında alınganlık vs vs Bu kişinin fiziki yapısına göre farklılık göstermektedir ki bu dönemlerde kadınlarınıza karşı biraz daha aylayışlı ve ılımlı yaklaşın.

    Başkalarının Yanında Sevişmek ve Birbirini Tahrik Etmek= Her ne kadar bunu kimse yapamaz diyecek olsa da artık sizlerin yaptığı deyyusluğun tavan yaptığı bir noktada. Nasıl mı diyecek olursanız isterseniz şöyle bir deyyusun ne demek olduğunu açıklayalım:

    Deyyus: Annesini, kız kardeşini, eşini, kızını başkalarından kıskanmayarak ahlaksızlığına göz yuman kişidir.

    Şimdi siz diyeceksiniz ki bizim yaptığımızın deyyusuluk ile ne alakası var. Evet belki başkasının yanında sevişmektir, tahrik edici konuşmalardır vb hareketlerde birebir bulunmuyorsunuz ama ne acıdır ki başkalarını tahrik etmekten de geri durmuyorsunuz. Şöyle ki karısının açık saçık resimlerini paylaşanlara ne demeli. Hiç düşünmez misiniz ki birisi eşimin şurasına bakar, burasını bakar da şunu-bunu hayal eder. Hiç kıskanmıyorsunuz dimi. Dokunmadıktan sonra zararı yok demekten geri durmazsınız ama müstehcem filim ve resimlere bakmaktanda geri durmazsınız. Başkalarının filimlerini izlemekten geri durmazsınız, resimlerine bakmaktan haz duyarsınız, ama söz konusu kendi eşiniz olunca birşey olmaz. Ne diyim ki: Diliniz iman ettiği halde bedeniniz Allah’a isyan ediyor ve bu haldeyken halen Allah’ı sevdiğinizi söyleyebiliyorsunuz. Birde şu var ki bir hadis-i şeriflerinde Allah Resulü (s.a.v): Kocasının haricinde başkasının yanında soyunan kadında hayır yoktur buyurmaktadır.

    Bir diğer husus da şudur ki; Bir kadının veya erkeğin eşiyle yaptığı münasebeti üçüncü bir şahısa -kadın,erkek farketmez- anlatması helal değildir. Bir hadis-i şeriflerinde Allah Resulü (s.a.v):’ ‘Kıyamet gününde Allah katında derecesi en kötü olan kimse, eşiyle cinsel ilişki yaptıktan sonra onu başkalarına anlatan kimsedir” buyurarak böyle bir hareketin yapılmasını yasaklamıştır. Nitekim sizin eşinizle olan münasebetinizi karşı tarafa bildirmeniz halinde, karşı tarafın hiçbir uyarıya kalmadan hayal kuvveti harekete geçeceği için şöyle-böyle hayaller kuracağı içindir böyle bir şey zaten haramdır. Zaten şeytan içeriye sızmak için bir çatlak bekliyorken siz kapıyı boylu boyunca açıyorsunuz ondan sonrada Allah’ım beni şeytanı bana musallat etme diye niyazda bulunuyorsunuz.Ne diyim ki….

    İla, Zıhar, İhram, İtikaf, Ramazan ayında olan haramlılık vs diğer bazı açıklamalar için lütfen ilmihal kitaplarına bakınız. Burada sadece özetlenmiş ve tasavvufi olarak ele alınmıştır.

    Kaynak: İsmail Ekinci

    (1-Bakara Süresi 226-227) (2-Ahzab Süresi 4) (3-Mücadele Süresi 2) (4-Mücadele Süresi 3-4) (5-Mücadele Süresi 5) (6-Ali Rıza Demircan / İslam’a Göre Cinsel Hayat / bkz: 270) (7-Bakara Süresi 222)

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.