Din Nedir, Anlamı ve Tanımı

    A+
    A-

    “İman; Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve (bir de) hayır ile şer (her şey)’in Allah’ın takdiri ile olduğuna inanmandır…”

    Din, Allah tarafından konulmuş bir kanundur. İnsanlara, yaratılış gayesini ve varoluş hikmetini bildirir. Yüce Rablerine karşı ne şekilde ibadette bulunacaklarını öğretir. İyi ve faydalı şeyler yapmaya sevk eder, zararlı işlerden de alıkoyar.

    Din, insan aklının kendi kendine sorup durduğu, “Ben kimim, nereden gelip, nereye gidiyorum?” suallerinin tatmin edici yegane cevap kaynağıdır.

    Din, imkanların tükendiği, ümitlerin söndüğü yerde başlayan imkan yolu ve ümit ışığı, ilaçların dindiremediği acıların ilacı, yıkık gönüllerin sığınağıdır

    Din; adalet, iyilik, fedakarlık, doğruluk, fazilet gibi duyguların hayat menbaı, insan vicdanındaki inanma ihtiyacının tam karşılığıdır. İnsanlar, dinleri peygamberlerden öğrenmişlerdir.

    Peygamberler, vahiy yoluyla Allah’tan aldıkları dini hükümleri, aldıkları şekliyle insanlara bildirmişlerdir. Bu bakımdan, dinlerin hakiki sahibi, Allah Teala’dır. Peygamberler ise dinin hükümlerini insanlara bildiren birer elçi durumundadırlar.

    Din inancı, insanla beraber doğmuştur. Çünkü insanlık tarihinin hiçbir döneminde din duygusundan mahrum bir millete rastlanamamaktadır. Nerede insan varsa, orada bir nevi iman, ibadet ve din duygusu görülmüştür.

    Bundan anlaşılıyor ki, din, insanlığın yaratılışından getirdiği fıtrî ve zaruri ihtiyacıdır. İnsanoğlu var oldukça, din de var olacaktır.

    Filozof Auguste Sabatier bu konuda der ki:

    “Diyanet, gayet kuvvetli bir ağaç gibi, insaniyetin geçirdiği inkılapların hepsinde hayatını muhafaza etmiş ve edecektir. Zaman geçmekle, onun kaynağı kurumak şöyle dursun, bilakis, gittikçe o menbaın derinleştiğini, genişlediğini görmekteyiz. Binaenaleyh, insan hayatı diyanetle başlamış olduğu gibi, diyanetle kuvvet bulacak, diyanetle nihayetlenecektir.”

    “Ben niçin dinliyim” sualini nefsime sorar sormaz, şu cevabı alıyorum: Dindarım, çünkü başka türlü olmaya muktedir değilim. Dindar olmak, varlığım ve benliğim için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır.”

    Benjamin Konstan ise şöyle der:

    “Din, insanlık tarihinde en fazla hakim olmuş bir varlıktır. Dini hayat, tabiatımızın değişmez vasfı ve ondan ayrılmayan bir özelliğidir. İnsanın mahiyeti düşünülünce, zihne derhal bir de din fikrinin gelmemesi mümkün değildir…”

    Batılı ilim ve fikir adamlarının bu tespitleri de gösteriyor ki: İnsan fıtraten dindardır; din duygusu insan tabiatının zaruri bir ihtiyacıdır. Tarihin hiçbir devrinde dinsiz, yani, inançsız ve maneviyatsız bir insan olmamıştır.

    Kaynak= Turan Yazılım / Mürşit 5 / İlmihal / M.Dikmen

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.