Evlilik Öncesi Görüşme Adabı

    A+
    A-

    Dinimiz İslam’a Göre Evlilik Öncesi görüşme Adabı

    Yüce Allah bir ayet-i celile de: Ey Nebi! Zevcelerine deki: Eğer dünya hayatını ve onun ziynetini istiyorsanız gelin size bağışta bulunayım ve sizi güzellikle salıvereyim (1). Yok eğer Allah’ı, Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız muhakkak Allah içinizden güzel davrananlara büyük bir mükafat hazırlamıştır (2) buyurmaktadır.

    Resulüllah’ın hanımları, dünya hayatının nimet ve ziynetinden paylarına düşeni azımsayarak, bunun artırılmasını istedi ve sergiledikleri tavırla da Allah’ın elçisini üzdüler. Allah da onlara, dünya nimetleri ile Allah Resulü ve ahiret yurdu arasında bir tercih yapmalarını emretti. Onlar, akıllılık edip ikincisini tercih ettiler (3).

    Evet arkadaşlar yukarıdaki ayetlerde işaret edilen bazı hususlara dikkat çekmek istiyorum ki bunlardan birincisi boşanma esnasında kadına verilen mehir parasıdır ki bunu vermek zaten erkeğin üzerine farzdır ancak kadın bunu zorlanmadan eğer gönül hoşluğu ile erkeğe bağışlamış ve helal etmiş ise bu müstesna. Nitekim yüce Allah bu beyanda şöyle buyurmaktadır: Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile (cömertçe) verin; eğer gönül hoşluğu ile o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu da afiyetle yeyin (4). Velev ki şunu da belirtmek istiyorum; Sen önceden boşanmayı kafana takmış ancak bu mehir parasından kurtulmak için eşine karşı ikiyüzlülük yaparak yani mehir parasından kurtulmak için bunu helal ettirmek ve kadının bundan vazgeçmesi için süt dökmüş kedi gibi sinsi sinsi eşine yaklaşacak olursan eğer; bu hem münafıklıkktır, hem eşini aldatmaktır, hem Allah’ın ayetleri ile alay edip basite almaktır hem de bunun Müslüman’a yakışır bir tarafı, şekli şemali yoktur vesselam.

    İşaret edilen hususlardan ikincisine gelelim ki zaten asıl ilgilenmemiz gereken hususta burasıdır. Yoksa iş boşanma aşamasına geldikten sonra ne acıdır ki kimsenin ne Kitab’ı ve Sünneti pek de dikkate aldığı yok. Önemli olan işi o boyuta, yani boşanma aşamasına getirmemektir. Konumuza dönecek olursak eğer;

    Resulüllah (s.a.v) eşlerine hitaben: Allah’ı, Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız muhakkak Allah içinizden güzel davrananlara büyük bir mükafat hazırlamıştır buyuruyor. Evet erkek ve hanım kardeşlerim! Acaba içinizde kaç kişi evlenirken bu ayeti dikkate alıyorsunuz? Erkeklerin amacı güzel bir kız olsun, zayıf olsun, biraz da açılıp saçılsın, biraz da uzun boylu olsun, başkaları bakınca ne güzel kız desin. Sanki ahmak herif aldığı kadını kendine değil başkasına peşkeş çekmek için alıyor

    Evlenirken Kadınların Amacı Genellikle

    ki burada istisnaları tenzih ediyorum ama çoğunuzun amacı, işi gücü ve mantığı babamın evinde çektim kocamın evinde rahat edeyim, bekarken yokluk gördüm bari evlenince yolunacak bir kaz bulayım da bari rahat rahat yaşayayım. Aha işte sizin mantığınız nasıl ki 2X2=4 eder, her ne kadar inkar etseniz de sizin mantığınızda en az bunun kadar gerçek.

    Evlenirken, evleneceğiniz insanı seçerken acaba GBT sorgulaması yaparken yani annenle beraber mi oturacaksın, ailenle mi oturacaksın, ayrı eve mi çıkacaksın, evin var mı, işin nedir, mesleğin nedir, ne kadar gelirin var, kaç kardeşsiniz vs vs sorular sorarken acaba; bu evleneceğiniz kişinin maddi yönlerini sorguladığınız ve dünyevi şeylere değer verdiğiniz kadar, bu kişinin manevi ve uhrevi konulara ne kadar hassas davrandığını, ne kadar değer verdiğini hiç sorguladınız mı?

    Evin var mı diye sorarken şayet varsa, o evin zekatını veriyor musun, maddi kazancını sorarken şayet yüksek bir gelire sahipse o gelirin üzerinde fakir fukaranın, ihtiyaç sahiplerinin hakkını, zekatını, sadakasını verdiğini sordun mu? Sordun mu namaz kılıyor musun, oruç tutuyor musun ve diğer ibadetleri yerine getiriyor musun? Allah ve Resulü ile arandaki bağlar ne derece sıkı, gerçekten Müslüman’mısın yoksa sadece dili ile Müslüman olduğunu iddia edip de Müslümanlık ile alakası olmayan kişi misin?

    Ama siz bunu soramazsınız? Çünkü acı ama gerçek de olsa bu yukarıda belirtilen özelliklerin hiçbiri sizde yok ki karşınızdaki kişide olmasını isteyesiniz yada bekleyesiniz. Sizin işiniz gücünüz ayna karşısına geçip saatlerce makyaj yapmak, dışarıya çıkarken kendinizce daha güzel görünmek için kendinizi teşhir etmek ve bu sayede hem kendinizi hem de diğer insanları helak etme çabasına girmek. Zaten bu noktada sanırım şeytanın pek bir fonksiyonu kalmıyor. Çünkü şeytan bir kere bir kadını baştan çıkardı mı, dinle diyanet ile alakasını kesti mi artık şeytanın erkeklerle uğraşmasına gerek yok. Çünkü şeytanın vazifesini üzerine kadın almıştır. Daha önceki konularda da belirtmiştim: Erkek kadına meyilli yaratılmıştır ki bu zaten ayet-i celile de sabittir ve şüphe götürmez bir gerçektir ve şeytan da bunu çok iyi bildiği için, önce gözle başlayan zina sonra sonra fiilen gerçekleşmeye başlar. İşte günümüz Türkiye’si ve yaşantısı. Anlatmaya gerek yok çünkü görüyorsunuz. En azından kör değilseniz. Hani derler ki

    Erkeği vezir de eden kadındır, rezil de eden kadındır mantığı,

    Ya da erkeği veli de eden kadındır deli de eden kadındır. Ve siz değerli erkek kardeşlerim! Her ne kadar kızlar kendilerine boynuna tasma takıp da arkasından yürütecek bir tarzda erkek modeli arasalar da; yarın bir gün pişmanlık duymamak, ama ve keşke dememek için kendinize samimi bir şekilde Allah ve Resulü ile ilgilenen en azından bu uğurda mücadele gösteren bir eş bir bayan arayın. Yoksa dönüşü olmayan pişmanlıklar yaşamanız çok da geç değildir. Ha bunu yaparken de tabi ki kendinizi de unutmayın. Velev ki zaten sizde bu özellikler yoksa en azından bu uğurda bir mücadele çaba yoksa eğer, o kızların da sanırım sizinle bir ilişkisi, alakası bağı olmayacaktır. Çünkü o tarzdaki insanların kafalarında ki erkek eş adayı portresi tamamen, kendisine Allah ve Resulü yolunda gitme konusunda kendisine yardımcı olacak, bu konuda kendisi ile beraber yol alacak bir erkek eş adayıdır. aksine zaten dediğim gibi o kız samimi ise sizinle ilgilenmez

    Bunları söylerken tabi ki herkes aynı düşünce ve eşit şartlara sahip olacak diye bir kaide kural yok. Her ne kadar herkesin yolu Allah’ın yolu, izi de Peygamber’in izi olması gerekiyor olsa da, çeşitli sebeplerden dolayı kayma yaşayabilir insan. Ancak evlenirken kesinlikle ve kesinlikle en azından şartlanmışlıktan kurtulun, eğitime açık olun ve her zaman ikinci alternatif bir seçenek ve ihtimali göz önünde bulundurun. İstişareye, eleştirilmeye açık olun. aksine BEN diye bir insan ile başlayan evlilik, SEN diye SON bulacaktır vesselamKaynak: İsmail Ekinci(1- Ahzab 28) (2- Ahzab 29) )3- M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C: III) (4- Nisa 4)

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.