DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Parçalı Bulutlu

Fussilet Süresi Meali (İbn Kesir)

16
A+
A-

Fussilet Süresi, Hz Peygamber’in elçi olarak gönderilmesinin beşinci ve dokuzuncı yıllarında bölümler halinde indirilmiştir. Tamamı 54 ayet olan bu süre, üçüncü ayetindeki tafsil edilip,açıklanmıştır anlamına gelen fussilet kelimesi sebebiyle bu adı almıştır. Hz Osman’ın Mushaf’ındaki kronolojik sıralamaya göre 61, Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre 41. süredir. (M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C: II / bkz: 231)

Fussilet Süresi 1. Ayetin Meali: Ha, Mim

Fussilet Süresi 2. Ayetin Meali: (Bu kitap) Rahman, Rahim olan tarafından indirilmiştir

Fussilet Süresi 3-4. Ayetin Meali: Bilen bir kavim için müjdeleyici ve korkutucu olmak üzere, ayetleri gereği gibi açıklanmış, Arapça bir Kur’an olarak (indirilmiş) bir kitaptır ama onların çoğu yüz çevirmiştir. Bundan dolayı onlar işitmezler

Fussilet Süresi 5. Ayetin Meali: Dediler ki: Bizi davet edegeldiğin şeye karşı kalplerimiz örtüler içindedir. Kulaklarımızda bir ağırlık vardır. Bizimle senin aranda da bir perde vardır. O halde sen yapacağını yap.Şüphesiz biz de yapanlarız.

Fussilet Süresi 6. Ayetin Meali: Deki: Ben ancak sizin gibi bir insanım. Bana sizin ilahınız ancak bir tek ilahtır diye vahyolunuyor. O halde Ona dosdoğru yönelin ve Ondan mağfiret dileyin.O müşriklerin vay haline!

Fussilet Süresi 7. Ayetin Meali: Onlar ki hem zekatı vermezler, hem de onları Ahireti inkar edenlerin ta kendileridir.

Fussilet Süresi 8. Ayetin Meali: Şüphesiz ki iman edip salih amel işleyenler,onlar için kesilmeyen bir ecir vardır.

Fussilet Süresi 9. Ayetin Meali: Deki: Siz,yeri iki günde yaratan Allah’ı gerçekten inkar ediyor ve Ona ortaklar koşuyor musunuz? İşte o alemlerin Rabbidir

Fussilet Süresi 10. Ayetin Meali: Orada üstünden sabit dağlar yerleştirdi. Orayı bereketlendirdi ve orada gıdalarını -isteyenler için müsavi olarak- dört günde takdir etti

Fussilet Süresi 11. Ayetin Meali: Sonra duman halinde bulunan semaya yöneldi de ona ve yere: İsteyerek yahut istemeyerek gelin dedi. İkisi de: İsteyerek geldik dediler

Fussilet Süresi 12. Ayetin Meali: Böylece onları yedi gök olmak üzere iki günde yarattı. Her bir göğe ona ait olan emri vahyetti. Dünya göğünü de kandillerle süsledik ve koruduk. Bu gücüne karşı konulamayan mutlak galibin (Aziz’in), her şeyi bilenin (Allah’ın) takdiridir.

Fussilet Süresi 13. Ayetin Meali: Eğer yüz çevirirlerse sen de deki: Ben Ad ve Semud’a gelen yıldırım gibi bir yıldırımla sizi korkutup uyarıyorum

Fussilet Süresi 14. Ayetin Meali: Hani onlara rasulleri önlerinden ve arkalarından gelip ‘Allah’tan başkasına ibadet etmeyin’ dediklerinde onlar ‘Eğer Rabbimiz dileseydi elbette melekler indirirdi. Bu sebepten, muhakkak biz sizinle gönderilenlere kafir olanlarız’ dediler.

Fussilet Süresi 15. Ayetin Meali: Ad kavmine gelince, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve ‘gücü bizden daha üstün kim vardır’ dediler. Kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha üstün güce sahip olduklarını görmezler mi? Onlar ayetlerimizi bilerek inkar ediyorlardı.

Fussilet Süresi 16. Ayetin Meali: Bu yüzden biz de dünya hayatında kendilerine horluk azabı tattıralım diye üzerlerine uğursuz günlerde ıslıklı bir rüzgar gönderdik. Ahiret azabı ise elbet daha horlayıcıdır. Onlara yardım da olunmaz

Fussilet Süresi 17. Ayetin Meali: Semud kavmine gelince, biz onlara hidayet verdik ama onlar körlüğü hidayetten daha sevimli buldular. Bunun üzerine kazandıkları sebebi ile horlayıcı azabın yıldırımı onları aldı

Fussilet Süresi 18. Ayetin Meali: İman edip sakınanları da kurtardık

Fussilet Süresi 19. Ayetin Meali: Allah’ın düşmanları cehenneme (götürülmek) için toplanacakları günde hep beraber götürülürler

Fussilet Süresi 20. Ayetin Meali: Nihayet onlar oraya geldiklerinde kulakları, gözleri, derileri  işlediklerini bildirerek aleyhlerine şahitlik edeceklerdir

Fussilet Süresi 21. Ayetin Meali: Derilerine: Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz diyecekler. Onlar da: Her şeyi konuşturan Allah bizi de konuşturdu diyecekler. Sizi ilk defa yaratan Odur. İşte yalnız Ona döndürülüyorsunuz

Fussilet Süresi 22. Ayetin Meali: Siz kulaklarınız, gözleriniz, derileriniz aleyhinizde şahitlik eder diye gizlenmiyordunuz. Fakat Allah yapmakta olduğunuzun çoğunu bilmez sandınız.

Fussilet Süresi 23. Ayetin Meali: Sizin Rabbiniz hakkında bu zannınız sizi helak etti de ziyan edenlerden oldunuz

Fussilet Süresi 24. Ayetin Meali: Şimdi onlar sabretseler de ateş onların yurdudur. Kendilerinden razı olunmasını isterlerse onlardan razı olunmaz

Fussilet Süresi 25. Ayetin Meali: Biz onlara yakın arkadaşlar kıldık. Onlar da önlerinde ve arkalarında olanı kendilerine süslediler. Onlardan önce gelen cinlerden ve insanlardan ümmetler arasında onlar üzerine söz hak olmuştur. Şüphesiz onlar zarar edenlerdi.

Fussilet Süresi 26. Ayetin Meali: Kafir olanlar dediler ki: Bu Kuran’ı dinlemeyin ve okunurken anlamsız sesler çıkarın. Belki baskın çıkarsınız

Fussilet Süresi 27. Ayetin Meali: Elbette biz kafirlere şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yapageldiklerinin en kötüsü ile cezalandıracağız

Fussilet Süresi 28. Ayetin Meali: İşte bu, Allah düşmanlarının cezasıdır, ateştir. Bizim ayetlerimizi bilerek inkar etmeleri sebebi ile bir ceza olarak onlar için orada ebedilik yurdu vardır.

Fussilet Süresi 29. Ayetin Meali: Kafirler diyecekler ki: Rabbimiz, cin ve insanlardan bizi saptıran o iki kişiyi bize göster ki en aşağıda olanlardan olsunlar diye onları ayaklarımızın altına alalım

Fussilet Süresi 30. Ayetin Meali: Muhakkak Rabbimiz Allah’tır deyip sonra dosdoğru olanların üzerine melekler ‘Korkmayın, üzülmeyin ve size vaat olunan cennetle sevinin’ diye inerler

Fussilet Süresi 31. Ayetin Meali: Dünya hayatında da Ahirette de sizin velileriniz biziz. Orada canlarınız neyi arzu ediyorsa, orada neyi istiyorsanız sizin için vardır

Fussilet Süresi 32. Ayetin Meali: Çok bağışlayan, çok esirgeyiciden ikram ve ihsan olmak üzere

Fussilet Süresi 33. Ayetin Meali: Allah’a davet eden, salih amel işleyen ve Şüphesiz ki ben Müslümanlardanım diyen kimseden daha güzel sözlü kim olabilir?

Fussilet Süresi 34. Ayetin Meali: İyilikle kötülük bir olmaz. Sen en güzel olan ile def et. O zaman seninle arasında düşmanlık olan kimse sanki candan bir dost gibi oluverir.

Fussilet Süresi 35. Ayetin Meali: Buna ancak sabredenler kavuşturulur, buna ancak büyük bir pay sahibi olanlar kavuşturulur

Allah müminlere kızgınlık halinde sabretmelerini, bilgisizce davranışlar karşısında tahammül göstermelerini (hilm), kendilerine kötülük yapılması halinde de affetmelerini emretmektedir. Onlar bunu yaptıkları takdirde Allah da onları şeytandan korur, düşmanları da candan bir dostmuş gibi onlara boyun eğer

Fussilet Süresi 36. Ayetin Meali: Eğer şeytandan bir vesvese seni dürtüp tahrik ederse, hemen Allah’a sığın çünkü O, iştendir, bilendir

Fussilet Süresi 37. Ayetin Meali: Onun ayetlerinden bir kısmı da gece ile gündüz, güneş ile aydır. Güneşe de secde etmeyin, aya da. Eğer yalnız Ona ibadet ediyorsanız onları yaratan Allah’a secde edin.

Rasulüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: Geceye de, gündüze de, güneşe de, aya da, rüzgarlara da sövmeyiniz. Çünkü onlar (rüzgarlar) bir kavim için rahmet olarak, bir başka kavim için azap olarak gönderilir.

Fussilet Süresi 38. Ayetin Meali: Şayet büyüklenmek isterlerse Rabbinin yanında bulunanlar hiç usanmadan onu gece ve gündüz tesbih eder dururlar.

Fussilet Süresi 39. Ayetin Meali: Onun ayetlerinden biri de yeri kupkuru görmendir. Biz üzerine suyu indirdiğimizde sarsılır ve kabarır. Onu dirilten şüphesiz ki ölüleri de dirilticidir. Çünkü O, her şeye kadirdir.

Fussilet Süresi 40. Ayetin Meali: Ayetlerimiz hakkında doğru yoldan sapanlar muhakkak onlar bize gizli kalmazlar. O halde ateşe atılacak kimse mi hayırlıdır yoksa kıyamet gününde emir olarak gelen kimse mi? Dilediğinizi yapın, çünkü o ne yaptığınızı çok iyi görendir.

Fussilet Süresi 41. Ayetin Meali: Muhakkak ki kendilerine geldiğinde o zikri inkar ederler… Halbuki o hiç şüphesiz aziz bir kitaptır.

Fussilet Süresi 42. Ayetin Meali: Önünden de, arkasından da batıl ona erişemez. Hikmeti sonsuz her hamde layık olan tarafından indirilmedir.

Fussilet Süresi 43. Ayetin Meali: Sana, senden önceki rasullere söylenmiş olandan başka bir şey söylemiyor. Muhakkak senin Rabbin hem mağfiret, hem can yakıcı azabıns ahibidir.

Kur’an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

Fussilet Süresi 44. Ayetin Meali: Eğer biz onu Arapça olmayan bir Kur’an yapsa idik, elbette: Ayetleri açıklanmalı değil miydi? Arapça olmayan ile Arap olan bir kimse mi olur? diyeceklerdi. Deki: O iman edenler için bir hidayet ve bir şifadır. İman etmeyenlerin ise kulaklarında bir ağırlık vardır ve o,onlar için bir körlüktür. İşte onlar kendilerine uzak bir yerden seslenilir.

Fussilet Süresi 45. Ayetin Meali: Andolsun ki biz Musa’ya kitabı verdik de hakkında ihtilafa düşüldü. Eğer Rabbinden bir söz geçmiş olmasa idi bunların da aralarında elbette hükmolunurdu. Halbuki onlar bundan yana şüphe ve tereddüt içindedirler.

Fussilet Süresi 46. Ayetin Meali: Salih amel işlerse kendi lehine, kimde kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin kullarına asla zulmedici değildir.

Fussilet Süresi 47. Ayetin Meali: O saatin bilgisi ona havale olunur. Onun bilgisi dışında hiçbir meyve tomurcuğundan çıkmaz, hiçbir dişi de ne gebe kalır, ne de doğurur. enim ortaklarım nerede diye onlara seslenileceği gün, onlar: Bizden şahadet edecek kimse olmadığını sana arzederiz derler.

Fussilet Süresi 48. Ayetin Meali: Önceden dua ettikleri şeyler önlerinden kaybolur. Kaçacak bir yerlerinin bulunmadığını da anlarlar.

Fussilet Süresi 49. Ayetin Meali: İnsan iyilik dilemekten usanmaz. Eğer ona kötülük dokunsa hemen ümidini keser, ümitsizliğe düşer

Fussilet Süresi 50. Ayetin Meali: Andolsun ki kendisine dokunan bir darlıktan sonra ona rahmetimizden tattırsak o elbette şöyle der:  Bu beinmdir. Ben kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Eğer Rabbime döndürülsem de şüphesiz benim için onun yanında iyilik vardır. Andolsun biz kafir olanlara ne yaptıklarını haber vereceğiz ve andolsun onlara çok şiddetli azapları tattıracağızdır.

Fussilet Süresi 51. Ayetin Meali: Biz insana nimet verdiğimizde yüz çevirir, yan çizip uzaklaşır. Eğer ona kötülük isabet ederse bu sefer de uzun uzadıya dua eder.

Fussilet Süresi 52. Ayetin Meali: Deki: Söyleyin bana , eğer o Allah tarafından ise sonra da siz onu inkar ederseniz uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim olabilir?

Fussilet Süresi 53. Ayetin Meali: Onun gerçeğin ta kendisi olduğu kendilerine apaçık belli oluncaya kadar ayetlerimizi onlara hem afakta, hem kendi nefislerinde göstereceğiz. Rabbinin her şeyi görüp gözetici olması sana yetmez mi?

Fussilet Süresi 54. Ayetin Meali: Bilin ki, muhakkak onlar Rableri ile karşılaşmaktan şüphededirler. Uyanık olun, muhakkak O her şeyi kuşatandır

Kaynak: İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri / C: IX / bkz: 513-558

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.