İdeal Din Görevlisinin Özellikleri

    A+
    A-

    Din Hizmeti Verenlerin Dikkat Etmesi Gereken Hususlar

    Bazı din görevlileri, Hz Peygamber’in sünnetini analiz etmeksizin tamamının bağlayıcı olduğu şeklinde bir yaklaşımla meseleyi anlatmakta ve burada bir ayırım yapmamaktadır. Halbuki bağlayıcı sünnetin olması yanında bağlayıcı olmayan sünnetler de söz konusudur. Bazılarınında zayıf ve mevzu hadisler konusunda yetersiz olduğu görülmektedir. Hatip ve vaizlerin genellikle, güvenilir bir senedi olup olmadığına bakmaksızın halka cazip geleceğini düşündükleri sözleri kullanma eğiliminde oldukları bilinmektedir. İtiraf etmek gerekir ki, bu tür bir eğitim, bu mesleğin en büyük zaafı ve zararı çok yaygın olan yönüdür. Dolayısıyla onları sorumluluk ve vebal altına sokmaktadır.

    Caizdir diyerek sürekli zayıf hadis kaynaklarından yararlanmaya kalkmak, hatip ve vaizlerin sahip olması gereken dini ve mesleki sorumluluk bilinci, olgunluğu ve uygulamasıyla asla bağdaşmaz. Hatta sahih bile olsa, bildikleri her hadisi halka haber vermelerinin doğru olmayacağının idraki içinde bulunmalıdırlar. Yani her sahih hadis bile her zaman herkese duyurulmaz; her doğru her zaman olduğu gibi söylenmez. Din, iyi bir şekilde bilinmeyince / öğrenilmeyince, bu tür olumsuzlukların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Halbuki din görevlilerinin, bid’at, hurafe ve uydurmalara karşı toplumu bilgilendirmek, uyarmak ve aydınlatmak gibi görevleri söz konusudur. Bunun yolu da ancak bilgili olmaktan geçmektedir.

    Din hizmeti veren kişiler sürekli halk kitlesiyle muhatap olmaları sebebiyle halk arasında yaygın olan farklı inanış ve uygulamalarla da karşı karşıya kalmaktadırlar. Din görevlilerine yönelik yapılan bir çalışmada, genellikle halk arasında yaygın olan geleneksel halk inanışlarının din görevlileri arasında da güçlü olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durum, kanaatimizce onların nitelikli bir din eğitimi almamış olmalarının yanısıra analitin bir düşünceye sahip olmamalarından kaynaklanmaktadır. Temsil ettikleri dinin temel kaynaklarına vakıf olmaları yanında, halk inançlarının mahiyeti konusunda da sosyolojik ve psikolojik yönleriyle bilgi sahibi olmalıdırlar

    Kaynak: Diyanet İlmi Dergisi / 2008 / Sayı: 2 / bkz: 55

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.