DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Parçalı Bulutlu

İlk Vahiy Kaç Yılında, Nerede ve Nasıl Geldi?

Hz Muhammed (s.a.v) hayatının hiçbir döneminde putlara tapmamıştı. Otuz beş yaşından sonra da insanlardan uzaklaşıp ibadetle ve tefekkürle meşgul olmaya başladı. Bu amaçla ramazan aylarında, yanına yiyecek ve içeceğini alarak HİRA MAĞARASINA gidiyordu. Yine Hira’da bulunduğu sırada, 610 yılının Kadir Gecesinde işittiği bir sesle irkildi. Karşısında, adının CEBRAİL olduğunu söyleyen bir melek duruyordu. Melek, Allah’ın peygamberi olarak seçildiği müjdesi verdi ona ve ardından OKU dedi

Hz Peygamber (s.a.v) ben okuyamam diye cevap verdi. Melek tekrar OKU dedi. O yine Ben okuyamam diye karşılık verdi. Melek bir daha OKU diye seslendi. O bir kez daha Ben Okuyamam dedi. Sonunda Cebrail, Alak Süresinin ilk ayetlerini vahyetti ve O da onunla birlikte tekrarladı bu ayetleri

Meleğin okuduğu ayetler kalbine yazılmıştı. Melek daha sonra oradan ayrıldı. Hz Peygamber  (s.a.v) korku ve şaşkınlık içerisindeydi. Hatta yaşadığı bu olay üzerine kendisi hakkında kuşkuya kapılmıştı. Acaba bu, şeytanın bir aldatmacası mıydı? Evine gitmek üzere mağaradan çıktı. Mağaradan çıkınca korku ve şaşkınlığı daha da artı. Melek bütün ufku kaplamıştı ve ona Ey Muhammed! Sen Allah’ın Resulüsün, ben de Cebrailim diye sesleniyordu. Hz Peygamber  (s.a.v) başını hangi tarafa çevirse, karşısında onu görüyordu. Sonunda melek ortadan kayboldu

Resulüllah  (s.a.v) evine döndüğünde tir tir titriyordu. Yatağına girdi. Eşi Hz Hatice’ye üzerini örtmesini söyledi. Derin bir uykuya daldıktan sonra uyanınca, başından geçenleri eşi Hz Hatice’ye anlattı. Hz Hatice’de Resulülah (s.a.v) ‘ı şu sözlerle rahatlatmaya çalıştı;

Yemin ederim ki Allah, hiçbir zaman seni utandırıp üzmez. Çünkü sen akrabanı gözetirsin, doğru konuşursun, biçarelerin elinden tutarsın, yoksulları kayırırsın, misafirleri ağırlarsın, haksızlığa uğrayan kimselere yardım edersin.

Ertesi gün Hz Hatice, onu amcasının oğlu Varaka b. Nevfel’in yanına götürdü. Varaka insanların inatla putperestlikte direttiği bir çağda Hıristiyanlığı kabul etmişti. Tevrat ve İncil okur, İbranice’yi bilirdi. Varaka onu dikkatle dinledikten sonra şöyle konuştu;

Sübhanallah…!

Sen bu toplumun peygamberi olacaksın. Sana gelen, Musa’ya gelen melektir. Kavmin sana yalancı diyecek, eziyet edecek ve seni yurdundan çıkaracak, seninle savaşacak. Şayet o günlere yetişirsem Allah için senin yanında olur, sana yardım ederim.

Nitekim Varaka’nın dedikleri gerçekleşti ancak ömrü o günleri görmeye yetmedi

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı / Dinim İslam Temel Bilgiler / bkz: 192-193

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.