DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Parçalı Bulutlu

Kaliteli Bir Yaşam İçin Neler Yapmalıyız?

Yaşam, maddi ve manevi isteklerin süreklilik arz ettiği bir süreçtir insanoğlu için. Bu süreç, elde edilen isteklerin, hedeflenen ihtiyaçların yerini yenilerinin almasıyla anlam kazanır. Aksi durumda hedefi olmayan insanlar, anlamlandırılmamış bir hayatta sadece yirmi dört saati tamamlama kaygısında olacaktır. Kişinin hedeflerine ulaşması için mutlaka bir yol haritasına ihtiyacı vardır. Ancak bu yol haritasında ilerleyebilmesi için de sağlıklı bir bedene ve ruha gereksinim duyar. Mevcut olan sağlığı sürekli kılmanın en kesin yollarından biri, insanın içindeki YAŞAM COŞKUSUNU muhafaza etmesidir.

Hayatı Anlamlandırmak

Hayata daha sağlam tutunmayı sağlayan coşku, yaşanan olumlu ya da olumsuz hallerden fazlasıyla etkilenir. Olumsuz durumlardan etkilenmeden, en kolay biçimde sıyrılmanın öğrenilmesiyle bundan sonra da oluşabilecek mevcut durumlara karşı bağışıklık sistemi güçlendirilmiş olacaktır. Bağışıklık sistemi sorunlara karşı gelişmemiş olanlar ise, en küçük bir sorunla büyük düşüşler yaşayacaktır

Bu hayatın oyuncusu olan insanlar, maddi ya da manevi başarıya ulaşabilmek için pek çok şeye sahip olmalarına rağmen, geçmiş hatalarını unutup kendini affetmedikleri için yaşam coşkularını kaybederler. Bu nedenledir ki, sahip oldukları yeterli bilgi ve performansını hedeflerine ulaşabilmek için kullanmazlar

OYSA YAŞAM İÇERİSİNDE GEÇMİŞİN DEĞİL, GELECEĞİN DEĞERİ BÜYÜKTÜR. BİR İNSANIN GEÇMİŞİ NASIL OLURSA OLSUN GELECEĞİ LEKESİZDİR

Yaşam coşkusunun yitirilmesinin en önemli nedenlerinden biri odaklandığımız çirkinliklerin bilincimizi ele geçirmesidir. Kişi bu çirkinliklere odaklanmayı alışkanlık haline getirmeye başladığı noktada başta kendisi olmak üzere dış dünyası ile de küs bir yaşam felsefesi edinir.

Olumlu düşünmeyi alışkanlık haline getirenler ise, sahip oldukları yaşam coşkusunu muhafaza ederken acılardan ders çıkarma ve yenilgileri zafere dönüştürme becerilerini giderek geliştirirler. Bu güzel özelliklere sahip olan bireyler NEDEN BU SIKINTILAR BENİ BULUYOR sorusu yerine, YAŞADIĞIMIZ ACININ GELECEKTE NE GİBİ FAYDASI OLABİLİR sorusu üzerine yoğunlaşırlar

Cennet tabiatlı insan, hedeflerine ulaşma noktasında da sabırsızdır. Sabrını yitirme noktasında da yaşam coşkusunu tehlikeye sokar. Sabırsızlıkla istikrarını bozar.

Yetersizlik duygusu ve kendine olan güvenin azlığı da coşkunun yok olmasında bir etkendir. Yeteneklerin pek çoğu doğuştan kazanılmamış, kişinin kendi azmiyle gelişmiştir. Birçok konuda kendini yeteneksiz kabullenen insanların günlerini bomboş geçirmesi ile yeteneklerinin gelişmesi mümkün değildir.

Kendini ve yeteneklerini geliştirme konusunda zamanını boşa geçirmeyenler, her geçen gün yaşama daha güvenle bakmayı öğrenirken, hayata daha kuvvetli, daha huzurlu bir bağla bağlanırlar. Bazı insanlar da her tür başarının şansa bağlı olduğunu savunarak kendi olumsuz durumlarının suçunu talihsizliklerine bağlarlar. Eğitimlerini, kültürlerini, kariyerlerini yetersiz görürken bir köşe de oturup bu duruma ah çekerek eğitim veya kültür seviyelerinin yükselmesi için çok daha fazla çaba göstermezler. Bir zamanlar göstermiş oldukları küçük ve yetersiz çabaların, bu mücadele için yeterli olduğunu düşünerek yaşamları için gerekli coşkuyu hissetmezler.

Oysa her insanın kendisini diğer bireylerden ayıracak özel bir yanı vardır. Önemli olan kişinin bu özel yanını kendine kabul ettirip, kendini sevmesi ve güvenmesidir. Eflatun’un da dediği gibi;

EN BÜYÜK ZAFER İNSANIN KENDİNİ FETHETMESİDİR. İNSANIN KENDİ NEFSİNE ESİR OLMASI, YENİLGİLERİN EN UTANÇ VERİCİ OLANIDIR

Bazen de dış dünyamızdaki insanlar yaşam coşkumuzu zedelemeye vesile olurlar. Yaşama mutluluğumuzu zedeleyen insanlara değer verdiğiniz sürece, size verecekleri mutsuzlukların miktarı artacaktır. Dünyanız, yaşamınız mutlulukları ile anlamlandıran bireylerle güzel kılınacaktır

Sizi maddi ve manevi başarıya ulaştırıp hayatınızı güzelleştirecek olan yaşam coşkusunun kalitesi, sizin hayata bakışınızla ve hayatınıza aldığınız kişilerle artacak ya da azalacaktır

Kaynak: Betül Erdoğan / Kalbin Mutluluk Rehberi / bkz: 61-63

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.