DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Parçalı Bulutlu

Ra’d Süresi 8, 9, 17, 26, 34, 35, 38 ve 39. Ayetlerin Tefsiri

128
A+
A-

Ra’d Süresi 8. Ayet Meali: Allah her dişinin neye gebe kalacağını, rahimlerin neyin eksilteceğini ve neyi arttıracağını bilir. O’nun katında her şey ölçü iledir

Ra’d Süresi 9. Ayet Meali: O, gaybı da görüneni de bilir, çok büyüktür ve yücedir

Ra’d Süresi 8 ve 9. Ayetlerin Tefsiri: Mücahid şöyle demiştir: Kadın dokuz ay bitmeden önce kan görürse gebeliği hayız günleri kadar bir süre dokuz aydan fazla sürer. Bunu İkrime, Said b. Cübeyr ve İbn Zeyd’de demiştir. Mücahid yine şöyle demiştir: Rahimlerin neyin eksilteceğini ve neyi artıracağını bilir ayetini şöyle tefsir etmiştir: Rahimlerin eksiltmesi kadının gebelikte kan görmesi sebebiyle bebeğin cılız ve eksik olmasıdır. Artırması ise kan gelmeyip bebeğin tam ve büyük olmasıdır. Mekhul der ki: Anne karnındaki cenin bir şey istemez, üzülmez ve kederlenmez. Annesinin karnında rızkını onun hayız kanı yoluyla alır. Bundan dolayı hamile kadın hayız görmez. Dünyaya geldiğinde ağlar. Bu, yerini yabancıladığındandır. Göbeği kesilince Allah (c.c) rızkını annesinin göğüslerine çevirir ki bir şey istemesin, üzülmesin ve kederlenmesin. Sonra bebek olur ve yiyecekleri eliyle alıp yer. Ergenliğe ulaşınca ise (Başka ihtimal yok); ya ölecek veya öldüreceğim. Bana rızık nereden gelecek? der. Mekhul devamla der ki: Yazıklar olsun sana! Allah (c.c) seni annenin karnındayken besledi, küçük bebek iken besledi. Sonra güçlenip aklın erince (Başka ihtimal yok); ya ölecek veya öldüreceğim. Bana rızık nereden gelecek? der. Mekhul sonra: ‘Allah her dişinin neye gebe kalacağını, rahimlerin neyin eksilteceğini ve neyi arttıracağını bilir. O’nun katında her şey ölçü iledir’ buyruğunu okumuştur.

Ra’d Süresi 17. Ayet Meali: O, gökten su indirdi ve vadiler kendi miktarlarınca sel olup aktı. Bu sel, üste çıkan bir köpüğü yüklenip götürdü. Süs veya eşya yapmak isteyerek ateşte erittikleri şeylerden de buna benzer köpük olur. İşte Allah hak ile batıla böyle misal verir. Köpük atılıp gider. İnsanlara faydalı olan şeye gelince, o yeryüzünde kalır. İşte Allah böyle misaller getirir.

Ra’d Süresi 17. Ayetin Tefsiri: Seleften bir zat şöyle der: Ben Kur’an’dan bir misal okuyup da anlamadığımda kendim için ağlarım. Çünkü Allah (c.c): ‘bu misalleri ancak bilenler düşünüp anlayabilir‘ buyurur.

Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: ‘Allah’ın benim aracılığımla benim gönderdiği ilim, bol yağmura benzer. Bu yağmur bazen toprağın öyle bir kısmına isabet eder ki bu kısım bereketlidir, suyu kabul eder, çayır ile bol ot yetiştirir. Bir kısmı da kayalık gibi olur, suyu üstünde tutar da Allah’ın insanları onunla faydalandırır. Bu sudan hem içerler hem de hayvanlarını sularlar, ekin ekerler. Diğer bir kısmı ise düz ve kaypaktır. Ne suyu tutar, ne çayır bitirir. Allah’ın dinini anlayıp da Allah’ın benim aracılığımla gönderdiğinden yararlanan, bunu öğrenen ve öğreten kimse ile bunu duyduğu vakit kibrinden kafasını kaldırmayan ve Allah’ın benim aracılığımla gönderdiği hidayeti kabul etmeyen kişinin örneği işte budur. Bu, su misalidir.

Resulüllah (s.a.v) şöyle demiştir: Benimle sizin misaliniz ateş yakan şu adama benzer. Ateş çevresini aydınlatınca ateşe düşen hayvanlar olan etraftaki kelebekler ona düşmeye başlarlar. Adam onların önüne engel koyduğu halde onu aşıp ateşe atılırlar. İşte bu benimle sizin misalinizdir. Ben sizi eteklerinizden tutarak ve ateşten bana gelin, ateşten bana gelin, gelin diyerek sizi ateşten engellemeye çalışıyorum. Siz ise beni aşıp ateşe dalıyor ve giriyorsunuz. Buda ateş misalidir.

Ra’d Süresi 26. Ayet Meali: Allah dilediğine bol rızık verir, dilediğine az. Onlar dünya hayatıyla sevinip övünürler. Oysa ahiretin yanında dünya hayatı, geçici bir faydadan başka bir şey değildir.

Ra’d Süresi 26. Ayetin Tefsiri: Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: Dünya ahirete göre ancak sizden birinin parmağını denize daldırması gibidir. Çıkardığında parmağında ne kadar su kaldığına bir baksın buyurdu ve bunu söylerken işaret parmağını göstermiştir.

Allah Resulü (s.a.v) kulakları küçük, ölmüş bir oğlağın yanından geçiyordu, şöyle buyurdu: Vallahi, bu dünyanın Allah (c.c) katındaki değeri, şunun veya attıklarında sahipleri katındaki değerinden daha düşüktür:

Ra’d Süresi 34. Ayet Meali: Dünya hayatında onlara azap vardır. Ahiret azabı ise gerçekten daha şiddetlidir. Onları Allah’tan koruyacak kimse de yoktur

Ra’d Süresi 35. Ayet Meali: Allah’a karşı gelmekten sakınanlara vaad olunan cennetin durumu şudur: İçinden ırmaklar akar, yemişleri ve gölgeleri devamlıdır. İşte bu, Allah’a karşı gelmekten sakınanların sonudur. Kafirlerin sonu ise ateştir.

Ra’d Süresi 34 ve 35. Ayetlerin Tefsiri: Bilal b. Sa’d bir hutbesinde şöyle demiştir: Ey Allah’ın kulları! Hiç sisze ibadetlerinizden birinin kabul olunduğunu veya günahlarınızdan herhangi birinin bağışlandığını bildiren bir haberci geldi mi? Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız? Vallahi mükafatınız öne alınıp size dünyadayken verilseydi hepiniz size farz kılınan ibadetlerin miktarını az bulurdunuz. Siz dünya evi menfaatler elde etmek için Allah’a itaate eğilim gösteriyorda cennet için yarışmıyorsunuz. O cennet ki; zemininden ırmaklar akar. Yemişleri ve gölgesi süreklidir. İşte bu kötülüklerden sakınanların mutlu sonudur. Kafirlerin sonu ise ateştir.

Ra’d Süresi 38. Ayet Meali: Andolsun senden öncede Peygamberler gönderdik ve onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah’ın izni olmadan hiçbir Peygamber için mucize getirme imkanı yoktur. Her müddetin bir yazısı vardır.

Ra’d Süresi 39. Ayet Meali: Allah dilediğini silip iptal eder, dilediğini bırakır. Ana kitap O’nun yanındadır

Ra’d Süresi 38 ve 39. Ayetlerin Tefsiri: Ka’b el-Ahbar, Hz Ömer (r.a)’a: Ey müminlerin emiri, Allah’ın (c.c) kitabındaki şu ayet olmasaydı kıyamet gününe kadar olacakları sana haber verirdim dedi. Ömer (r.a) o hangi ayettir deyince Ka’b: Allah dilediğini silip iptal eder, dilediğini bırakır. Ana kitap O’nun yanındadır ayetidir dedi. Bu sözlerden çıkan mana: Allah’ın (c.c) kaderdekilerden dilediğiniz sildirip dilediğini bıraktığıdır.

Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurdu: Kişi düştüğü bir günahtan dolayı kendisine gelecek rızktan mahrum edilir. Kaderi ancak dua geri çevirir. Ömrü sadece iyilik uzatır.

Kaynak: İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri (Tefsiru’l Kur’an’il Azim) / C: 5 / bkz: 621-623

Kaynak: İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri (Tefsiru’l Kur’an’il Azim) / C: 6 / bkz: 10-45

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.