DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Parçalı Bulutlu

Ra’d Süresi Türkçe Meali

133
A+
A-

Ra’d Süresi 1. Ayetin Meali: Elif, Lam, Mîm, Ra. İşte bunlar sana indirilen kitabın ayetleridir. Sana Rabbin tarafından indirilen Kur’an haktır, gerçektir, ama insanların çoğu buna inanmazlar.

Ra’d Süresi 2. Ayetin Meali: Allah O’dur ki gökleri, sizin de görüp durduğunuz gibi, direksiz yükseltti. Sonra da Arşının üstünde kuruldu. Güneşi ve ayı hizmet etmeleri için sizin emrinize verdi. Bunlardan her biri belirli bir vakte kadar dolaşmaktadır. Bütün işleri O yönetir. Ayetleri size açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza iman edesiniz.

Ra’d Süresi 3. Ayetin Meali: Hem O’dur ki yeri yaydı. Orada sağlam dağlar yükseltti, ırmaklar akıttı. Her meyvenin içinde iki eş yarattı. Sürekli olarak geceyi gündüze bürüyüp duruyor. Elbette bunlarda, iyi düşünen kimseler için, alacak nice dersler ve ibretler vardır.

Ra’d Süresi 4. Ayetin Meali: Dünyada birbirine komşu parçalar, üzüm bağları, ekinler, dallı veya dalsız hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanmaktadır. Bununla beraber yemede biz onların bazısını bazısından daha üstün, daha kaliteli kılarız. Elbette bunlarda aklını kullanan kimseler için alacak nice dersler, nice ibretler vardır.

Ra’d Süresi 5. Ayetin Meali: Eğer onların iman etmemelerine şaşırıyorsan bil ki asıl şaşılacak olan, onların: “Ölüp toprak olduktan sonra biz yeniden mi yaratılacakmışız?” demeleridir. İşte onlardır Rab’lerini inkar edenler. İşte onlardır boyunları tasmalı olanlar. Ve işte onlardır, hem de ebedi kalmak üzere cehennemlik olanlar

Ra’d Süresi 6. Ayetin Meali: Şaşılacak bir yanları da, güzellik ve mutluluk dururken, kötülüğü çarçabuk istemeleridir. Halbuki kendilerinden önce, ibret olacak nice cezalar gelip geçmiştir. (Niçin onlardan ibret almazlar?). Doğrusu senin Rabbin insanların zulümlerine karşı yine de mağfiret sahibidir. Bununla beraber unutmayın ki O cezalandırdığında da cezası çetindir.

Ra’d Süresi 7. Ayetin Meali: Kafirler diyorlar ki: “Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?” Sen, ey Resulüm, sadece bir uyarıcısın. Her millete bir yol gösteren vardır.

Ra’d Süresi 8. Ayetin Meali: İşte O Allah’tır ki her bir dişinin neye gebe olduğunu, karnında ne taşıdığını, ve rahimlerin neleri eksik bırakıp, artırdığını bilir. Doğrusu O’nun katında herşey bir ölçü iledir.

Ra’d Süresi 9. Ayetin Meali: Gayb ve şehadet alemini de, görünmeyen ve görünen alemi de bilen, büyük ve yüce olan O’dur.

Ra’d Süresi 10. Ayetin Meali: Sizden sözünü gizleyenle, açıkça söyleyen, geceleyin gizlenenle gündüzün meydanda gezen O’nun bilmesi bakımından hep aynı durumdadır.

Ra’d Süresi 11. Ayetin Meali: O insanın önünde ve ardında devamlı suretle nöbetleşerek görevlendirilen melekler vardır. Bunlar, Allah’ın emrinden ötürü, onu koruyup kollarlar. Bir toplum kendinde olan durumu değiştirmedikçe, hiç şüphe yok ki, Allah da o toplumda olan hali değiştirmez. Allah bir toplum için de kötülük irade buyurdu mu, onu geri çevirecek kuvvet yoktur. Artık Allah’ın dışında onları himaye edecek kimse olamaz.

Ra’d Süresi 12. Ayetin Meali: Size şimşeği göstererek, hem korku hem ümit verir, yağmur yüklü ağır bulutlar oluşturur.

Ra’d Süresi 13. Ayetin Meali: Gök gürlemesi hamd ile O’nu takdis ve tenzih eder. Melekler de duydukları saygıdan ötürü O’nu takdis ve tenzih ederler. O yıldırımlar gönderir, onlarla dilediği kimseleri çarpar. Durum bu iken onlar hala Allah hakkında birbirleriyle tartışıp, ileri geri konuşurlar. Halbuki O’nun cezası pek çetindir.

Ra’d Süresi 14. Ayetin Meali: Geçerli dua O’na yapılan duadır. Müşriklerin O’ndan başka yöneldikleri putlar ise, kendilerine hiçbir surette icabet edemezler. Onların durumu tıpkı, ağzına su ulaşsın diye iki elini önündeki kuyuya doğru uzatan adamın durumuna benzer. Oysa bu durumda su, hiçbir zaman ona ulaşamaz. İşte kafirlerin duası öyle boşa gider.

Ra’d Süresi 15. Ayetin Meali: Halbuki göklerde olsun, yerde olsun kim varsa isteyerek veya istemeyerek, hem kendileri hem gölgeleri hepsi sabah akşam Allah’a secde ederler.

Ra’d Süresi 16. Ayetin Meali: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” de! Onların da kabul ettiği gerçeği sen açıkla: “Allah’tır!” de! Ama siz kalkmış, O’nun dışında, kendilerine bir fayda sağlamayan veya kendilerine gelen bir belayı uzaklaştırmaya gücü yetmeyen birtakım tanrılar edinmişsiniz. De ki: “Hiç kör ile gören bir olur mu? Yahut karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah’ın yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da yaratma işi kendilerine şüpheli mi geldi?” De ki: “Herşeyin yaratıcısı Allah’tır. O tektir, her şeyin üstünde mutlak hakimdir.”

Ra’d Süresi 17. Ayetin Meali: O gökten yağmur indirir de vadiler, dereler kendi ölçülerince dolup sel olur akar. Sel, suların üstünde kabaran köpüğü alıp götürür. İnsanların ziynet veya bazı eşyalar yapmak için ateşte erittikleri madenlerin de buna benzer köpüğü olur. İşte Allah hak ile batılı, böyle bir temsil ile anlatır: Köpük yok olup gider, insanlara faydası olan cevher kısmı ise dipte kalır. Allah işte böylece misaller verir.

Ra’d Süresi 18. Ayetin Meali: Rab’lerinin çağrısına icabet edenlere en güzel mükafat, cennet vardır. Fakat O’nun davetini kabul etmeyenlere gelince, şayet dünyada olan bütün şeyler ve onların bir misli daha kendilerinin olsaydı, kurtulmaları için fidye olarak hepsini verirlerdi. İşte bunlar çetin bir hesaba maruz kalacaklardır. Onların kalacakları yer cehennem olacaktır. Orası ne kötü bir yerleşim yeridir!

Ra’d Süresi 19. Ayetin Meali: Şimdi, Rabbinden sana indirilen vahyin hak ve gerçek olduğunu bilen kişi ile ama olan kimse hiç bir olur mu? Ancak akıl sahibi kimseler düşünüp ibret alırlar.

Ra’d Süresi 20. Ayetin Meali: Verdikleri sözde duranlar ve misakı bozmayanlar da işte onlardır.

Ra’d Süresi 21. Ayetin Meali: Onlar Rabbin tarafından sana gönderilenin hak ve gerçek olduğunu bilip, Allah’ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözetirler. Rableri olan Allah’tan çekinirler ve pek çetin bir hesaptan endişe ederler.

Ra’d Süresi 22. Ayetin Meali: Onlar, sırf Rab’lerinin rızasını kazanmak için sabreder, namazı tam gerektiği şekilde kılarlar. Kendilerine ihsan ettiğimiz rızıklardan gerek gizli, gerek açık bir tarzda bağışta bulunur ve kötülüğe iyilikle mukabele ederler. İşte onlardır dünya diyarının güzel akıbetini kazananlar!

Ra’d Süresi 23. Ayetin Meali: O güzel akıbet Adn cennetleri olup, onlar babalarından, eşlerinden ve nesillerinden iyi olanlarla birlikte o cennetlere girerler. Öyle ki melekler de her kapıdan yanlarına varıp:

Ra’d Süresi 24. Ayetin Meali: “Sabretmenize karşılık size selamlar, selametler! Dünya diyarının ne güzel akıbetidir bu!” diyecekler.

Ra’d Süresi 25. Ayetin Meali: Ama Allah’a verdikleri sözü iyice pekiştirdikten sonra bozanlar ve Allah’ın gözetilmesini emrettiği şeyleri terkedenler ve yeryüzünde fesat çıkarıp nizamı bozanlar yok mu, işte onlara sadece lanet vardır. En kötü yurt olan cehennem vardır.

Ra’d Süresi 26. Ayetin Meali: Allah dilediği kimsenin rızkını bollaştırır, dilediği kimsenin rızkını ise daraltır. O inkarcılar, sadece dünya hayatıyla sevinirler. Halbuki dünya hayatı, ahiretin yanında geçici, değersiz bir metadan başka bir şey değildir.

Ra’d Süresi 27. Ayetin Meali: Yine o inkaâr edenler diyorlar ki: “Peygambere Rabbi tarafından bir mucize verilmeli değil miydi?” De ki: “Allah dilediğini bu tür iddiaları sebebiyle saptırır. Kendisine yöneleni de hidayete erdirir.

Ra’d Süresi 28. Ayetin Meali: İşte onlar iman edip gönülleri Allah’ı zikretmekle, O’nu anmakla huzur bulan kimselerdir. İyi bilin ki gönüller ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.”

Ra’d Süresi 29. Ayetin Meali: Ne mutlu iman edip de makbul ve güzel işler yapanlara! Eninde sonunda dönüp gidilecek güzel yurt onların olacak.

Ra’d Süresi 30. Ayetin Meali: İşte senden önce peygamberler gönderdiğimiz gibi, sana vahyettiğimiz kitabı onlara okuman için seni de, kendilerinden önce nice milletler geçmiş olan bir millete gönderdik. Onlar ise Rahman’a nankörlük eder, O’nu tanımazlar. De ki: “O benim Rabbimdir. O’ndan başka ilah yoktur.O’na dayandım, tövbem ve dönüşüm yalnız O’nadır.”

Ra’d Süresi 31. Ayetin Meali: Eğer dağları yürütecek, yeri param parça edecek, ölüleri bile konuşturacak bir kitap olsaydı, işte o, bu Kur’an olurdu! Ne var ki Allah böyle yapmadı. Bu mevcut durumu takdir buyurdu. Çünkü emir ve hüküm yalnız O’nundur. Bu müminler hala öğrenmediler mi ki Allah dileseydi bütün insanları hidayet eder, doğru yola koyardı. O kafirlerin kendi yaptıkları işler sebebiyle başlarına durmadan bela inecek veya ülkelerinin hemen yanıbaşına düşecek bu hal Allah’ın vaad ettiği kıyamet gelinceye dek sürecek. Allah asla sözünden caymaz.

Ra’d Süresi 32. Ayetin Meali: Senden önce de nice peygamberlerle alay edildi. Fakat Ben, o kafirlere akıllarını başlarına toplamaları için bir süre mühlet verdim. Ama onlar akıllanmayınca sonra da onları azabımla kıskıvrak yakaladım, cezam nasılmış, gördüler.

Ra’d Süresi 33. Ayetin Meali: Tek tek her insanın ne işlediğini görüp gözeten Allah, hiç bunu yapmaktan aciz olan gibi olur mu? Bununla beraber, tutmuşlar Allah’a ortak koşuyorlar. De ki “Haydi tavsif edin, adlandırın bakayım onları! Kimdirler, necidirler, hangi işleri gerçekleştirmişler? Ne o, yoksa Allah’a kendi mülkünde var olup da bilmediği bir şeyi mi bildireceksiniz. Veya hiçbir gerçeğe tekabül etmeksizin sırf boş laf mı edeceksiniz?” Doğrusu kurdukları tuzaklar o kafirlere hoş gösterildi, hoşlandılar bundan ve hak yoldan menedildiler. Her kimi de Allah saptırırsa artık onu yola getirecek yoktur.

Ra’d Süresi 34. Ayetin Meali: Onlara dünya hayatında bir azap vardır. Ahiret azabı ise daha çok çetindir. Onları Allah’ın elinden kurtaracak kimse de yoktur.

Ra’d Süresi 35. Ayetin Meali: Muttakilere vaad olunan cennetin durumu şuna benzer: Bahçelerinin içinden ırmaklar akar: Meyveleri gibi gölgeleri de devamlıdır. İşte, haramlardan korunan müttakilerin akıbeti! Kafirlerin akıbeti ise ateştir.

Ra’d Süresi 36. Ayetin Meali: Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler sana indirilen Kur’an’dan memnun olurlar. Ama onlardan aleyhteki bazı gruplar, onun bir kısmını inkar ederler. De ki: “Bana yalnız Allah’a ibadet edip O’na hiçbir şerik koşmamam emredildi. Sadece O’na davet eder ve ancak O’na yönelirim.”

Ra’d Süresi 37. Ayetin Meali: Böylece biz Kur’an’ı Arapça bir hüküm ve hikmet olarak indirdik. Şayet, sana gelen bunca ilimden sonra o muhaliflerin keyiflerine uyacak olursan, Allah’ın cezasından seni koruyacak ne bir dost, ne bir hami bulabilirsin.

Ra’d Süresi 38. Ayetin Meali: Senden önce bir çok peygamber göndermiş, onlara da eşler ve evlatlar vermiştik. Bunlar peygamberliğe aykırı değil ki? Mucize iddialarına gelince Allah’ın izni olmadıkça, hiçbir resul mucize gösteremezdi. Her işin bir vadesi vardır.

Ra’d Süresi 39. Ayetin Meali: Allah, dilediği hükmü iptal eder, dilediğini sabit bırakır. Ana kitap O’nun yanındadır.

Ra’d Süresi 40. Ayetin Meali: Ya onları uyardığımız birtakım belaların bir kısmını sana gösterir, ya da bundan önce senin ruhunu teslim alırız, fark etmez. Zira senin görevin sadece tebliğ etmektir, hesap görmek ise Bize aittir.

Ra’d Süresi 41. Ayetin Meali: Bizim arzı (yeri) alıp onu uçlarından nasıl eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Allah öyle hükmeder ki onun hükmünü denetleyecek hiç bir merci yoktur. O, hesabı çabuk görür.

Ra’d Süresi 42. Ayetin Meali: Kendilerinden önce geçenler de tuzak kurdular. Fakat bütün tuzaklar Allah’ındır (Allah’ın tedbiri, onların tuzaklarını boşa çıkarır). O, her insanın ne işlediğini pek iyi bilir. Yarın kafirler de bu dünyanın sonunun kimin olduğunu anlayacaklardır.

Ra’d Süresi 43. Ayetin Meali: Dini inkar edenler: “Sen Peygamber değilsin” diyorlar. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter, bir de nezdinde kitap ilmi bulunanlar.”

Kaynak: Turan Yazılım / Mürşit 5 / Kur’an / Meal / Yıldırım

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.