Sağlıklı Bir Bedene Sahip Olmak İçin Yapılması Gerekenler

    A+
    A-

    Hayat, mutlulukla mutsuzluğu, sağlıkla hastalığı değişken bir şekilde işleyen bir süreçtir. İnsan bedeni de bu değişken hallerden epeyce nasibini alır. Kimi zaman küçük sorunların birikerek yoğunlaşması, kimi zaman da hayat mücadelesi içinde fazlasıyla koşuşturulmasıyla bedendeki sinyaller kendini gösterir.

    Üstelik yenilen yemekten içilen suya kadar pek çok unsur, beden sağlığını tehdit eder. İnsanın beden sağlığı iç huzuru ile dengelenir. Ruh sağlığı iyi olmayan bir bireyin bedeni, dış dünyadan gelen etkilerle çok çabuk yıpranıp düşüşe geçer. Bunun tam tersi bir durumda da iç huzurunu yakalayarak ruh sağlığını koruyan insanlar, yorgunluk, soğuk algınlığı gibi etkenlere fazla takılmadan hastalık sürecini ya hiç yaşamaz, ya da bu durumdan çok çabuk toparlanıp sıyrılırlar. Dolayısıyla mutlu ve huzurlu bir yaşam, hastalıklardan korunmada ya da iyileşmesinde en önemli etken olur

    Hayatlarına yeterince anlam yüklemeyerek kendilerine henüz bir yol haritası çizmemiş olanlar, rüzgarda savrulan gemiler benzeri, oradan oraya sürüklenmeye mahkum olacakları gibi bedenlerinden de sürekli olumsuz sinyaller alırlar.

    Yaşamlarına anlam katan, sevgiyi hayatlarının merkezlerine koyanlar ise sevgiyi hem bedenlerine hem ruhlarına şifa kılarlar. Ruh sağlığı ile beden sağlığının doğrudan ilişkili olduğunun bilincinde olanlar, yaşamlarının her anının değerini bilerek yaşarlar.

    Hiçbir bedel ödemeden sahip oldukları beden sağlığı gibi bir hazinenin kıymetini kaybetmeden anlarlar.

    Bazen de insanoğlu, dostu kaybetmeden dostluğunun, anne babayı kaybetmeden ailenin, sevgiyi kaybetmeden sevgilinin, sağlığı kaybetmeden bedenin değerini bilmiyor. Adını saymakla bitiremeyeceğimiz pek çok değerlinin değerini de kaybedince anlıyorlar.

    Oysa hayatın her anı riske atılmayacak kadar değerlidir. Bu değer zamanın iyi kullanılması ile değer kazanacaktır. Zaman iyi değerlendirildiğinde, hayat kişiye başarı, mutluluk ve ardından sağlıklı bir beden ve ruh olarak en güzel karşılığı verecektir.

    Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş; bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor, ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından birkaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş. İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar.

    Sonuç ise ilginç çıkmış: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş. Birinci adam öfkelenmiş. Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken işe başladım, senden daha geç bıraktım. Ama sen benden daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı ne? İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş;

    Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir.

    İnsanın hayatında çizdiği yol ya da hedefi ne olursa olsun, muhakkak ki bu amaçlara ulaşabilmek için sağlıklı bir bedene ihtiyaç duyacaktır. Baltayı bilemek, insanın beden ve ruh sağlığı için kendisine zaman ayırmaktır.

    Unutmayalım ki; Keskin balta ne kadar çok ağaç keserse, hedeflenenlere de sağlıklı bir bedenle ulaşmak daha kolay olacaktır.

    Bedenimizden gelen sinyallerin hayatın içine işlemek ve dokumakla içinde bulunan yaşam inceliğini başarı ve mutluluğa dönüştürmek mümkün olacaktır

    Kaynak: Betül Erdoğan / Kalbin Mutluluk Rehberi / bkz: 48-49

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.