DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Parçalı Bulutlu

Ters İlişkinin Zararları

220
A+
A-

Yüce Allah’ın “Eşleriniz sizin nesil yetiştiren tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz şekilde varın! (1)” buyruğu haramları helal yapmaz. Dinimizde helaller de bellidir, haramlarda bellidir. Nitekim yüce Allah’ın “İşte bugün sizin dininizi kemale erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım (Maide Süresi’3)” buyruğu ve inen son kitabın Kur’an-ı Kerim ve Resulünün son Peygamber Hz Muhammed (s.a.v)’in olduğundan bu helallerin ve haramların ilelebet kıyamete kadar varlığını ve geçerliliğini sürdüreceği açık ve şüphe taşımaz bir gerçektir.

Bu yüzdendir ki dinimiz ruhbanlığı yasaklamıştır. İşte bundan dolayıdır ki yüce Allah “Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı o güzel ve temiz nimetleri kendinize haram kılmayın, haddi aşmayın! Çünkü Allah haddini aşanları asla sevmez (2)” buyurmaktadır.

Eşiniz sizin her ne kadar helaliniz olsa da, bu helal çerçevesinde haram ve mekruh olan bazı hususlar vardır ki, her insanın bunları adını biliyormuşcasına bilmesi gerekir. Aksine yanlış bir bilgi üzerine bir ömür boyu bir haram işlenecek olursa eğer, bu cehaletin ve bilgisizliğin sonu ceza ve azap olur. Bundan dolayıdır ki bu helal çerçevesinde olan ama harama dönüşen fiiller vardır ki bunlardan

Arka taraf daimi necasetin bulunduğu yerdir. Allah Teala geçici necasetten dolayı hayızlı kadınlarla cinsel ilişki kurulmasını yasaklamıştır Dolayısıyla daimi necasetin bulunduğu bir yerden ilişki kurmak hayli hayli haramdır (3)”

Yüce Allah’ın “Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde ön organ olan tarlanıza istediğiniz gibi varın. Kendiniz için önceden (uygun davranışlarla) hazırlık yapın. Allah’tan korkun, biliniz ki siz O’na kavuşacaksınız. (Ya Muhammed!) müminleri müjdele! (4)”. Eşiniz her ne kadar sizin helaliniz olsa da, bu helal çerçevesinde anal ilişki haramdır.

Nitekim Hz Muhammed (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde: Eşi ile anal ilişkiye giren lanetlenmiştir ve eşi ile anal ilişkiye giren kimsenin Allah kıyamet gününde yüzüne bakmaz” buyruğu ile bu çirkin fiil ve eylemden uzak durulmasını emretmiş ve böyle bir eylemi yasaklamıştır.

“Yüce Allah ‘kadınlarınız sizin için bir tarladır’ ayeti hakkında İbn Abbas (r.a): Tarla çocuk yeridir. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın. Yani hangi şekilde dilerseniz öyle varın. Tek bir mahale (üreme organına) olduktan sonra, ister önden ister arka taraftan yaklaşın farketmez.

İmam Buhari, Cabir (r.a)’dan şöyle nakleder:

Yahudiler: Bir erkek kadına tarafından yaklaşarak ilişkiye girerse çocuk şaşı dünyaya gelir derlerdi. Bu yüzden yüce Allah ‘Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın ayeti nazil oldu. İbn Ebi Hatim yine Cabir (r.a)’dan şöyle rivayet eder: Yahudiler Müslümanlara ‘kim hanımına arkasından yaklaşırsa çocuk şaşı doğar dediler.

Bunun üzerine yüce Allah ‘Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın ayetini nazil etti. Ayet nazil olunca Hz Peygamber (s.a.v): Ferçten olduktan (tek uzuvdan üreme organından olduktan) sonra ister önden ister arkadan olsun’ buyurdu (5)”

Nitekim adamın biri İbn Abbas (r.a)’a adamın hanımına arka organından yaklaşmasının hükmünü sorunca cevaben İbn Abbas (r.a): Bana küfrü mü soruyorsun diye karşılık vermiştir.

Nitekim arka organlara yaklaşmaları gibi çirkin bir fiilden dolayı Lut kavmi uyarılmış, ancak uyarılara kulak asmayınca Lut (a.s)’ın karısı dahil olmak üzere hepsi helak olmuştur.

“Tavus’un şöyle söylediği nakledilmiştir: Lut kavmi kötü adetlerine ilk önce kadınları ile anal ilişki kurarak başladılar. Kim bu yasağı işlerse hemen Allah’a tövbe etsin, yaptıklarından pişman olsun ve bir daha bu pisliğe bulaşmamak üzere kararlılık göstersin (6)”.

Yüce Allah Lut kavminin yapmış olduğu pisliği Kur’an-ı Kerim’de mealen şu şekilde açıklamaktadır: Hz Lut (a.s) kavmine “Rabbinizin sizler için yarattığı eşlerinizi bırakıp da, insanlar içinden erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz sınırı aşmış (sapık) bir kavimsiniz! (7)” deyince “Onlar şöyle dediler: Ey Lut! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bil ki, sürgün edilmişlerden olacaksın! (8)” şeklinde cevap verince “Lut: Doğrusu, dedi, ben sizin bu işinizden tiksinmekteyim!. Rabbim! Beni ve ailemi, onların yapageldiklerinden (vebalinden) kurtar (9)” diye

Allah’a münacaatta bulununca yüce Allah duasını kabul etti. “Artık onu ve ailesini tamamen kurtardık. Ancak bir kocakarı müstesna. Sonra diğerlerini helak ettik (10)”. “Onların üzerlerine müthiş bir yağmur indirdik. Bu sebeple, uyarılan (fakat aldırmayan) arın yağmuru ne kötü olmuştur! (11)”.

Nitekim böyle anal ilişkinin pis bir iş olduğunu ve bu pislikten Lut (a.s)’ı oradan kurtardığına istinaden şöyle buyurmaktadır: “Kendisini pis işleri yapmakta olan bir beldeden kurtardık. Gerçekten onlar, tamamen insanlıktan çıkmış, çok kötü kimseler idiler (12)”.

“Alenen yaptıkları homoseksüel ilişkileri sebebiyle Lut kavmi, insanlıktan tamamen çıkmış, hayvanlardan da aşağı; arsız, hayasız, duygusuz, düşüncesiz bir topluluk haline dönüşmüşlerdi. Artık onların peygamberler ve ilahi irşadlar vasıtasıyla da olsa, uslanmaları ve ıslah olmaları mümkün değildi (13)”.

İşte bu yüzdendir ki yüce Allah “Bil ki sen ölülere işittiremezsin, arkalarını dönüp giderlerken sağırlara da daveti duyuramazsın (14)” şeklinde buyurmaktadır.

Şayet eğer biraz düşünecek olursanız eğer ha eşinle ters ilişkiye girmişsin, ha bir erkekle homoseksüelce çirkin bir münasebete girmişsin. Bu durumda pek fazlada birbirlerinden bir farkı kalmıyor. Yani siz bu durumda eşinize yani bir kadına değil, dolaylı yoldan da olsa mana olarak bir erkeğe yaklaşmış oluyorsunuz.

“İbn Ebi Hatim dedi ki: Ubeyy b. Ka’b dedi ki:

Bize kıyametin yaklaşacağı sırada bu ümmetin son zamanlarında bazı şeylerin olacağı söylendi. Bunlardan birisi de erkeğin karısına yahut cariyesine arka tarafından yaklaşması olacaktır. Halbuki bu Allah’ın ve Resulü’nün haram ettiği şeylerden birisidir. Allah ve Resulü bundan nefret eder, gazap eder. Bunlardan bir diğeri de erkeğin erkeğe yaklaşmasıdır. Bu da Allah ve Resulü’nün haram kıldıklarındandır. Allah da Resulü’de buna gazap eder.

Bunlardan bir diğeri kadının kadına yaklaşmasıdır. Bu da Allah’ın ve Resulü’nün haram kıldıklarındandır. Bu da Allah’ın ve Resulü’nün haram kıldıklarındandır. Allah ve Resulü de buna gazap eder. Bunlar bu hallerini sürdürdükleri sürece Allah’a nasuh bir tevbe ile tevbe etmedikçe namazları olmaz (15)

Ters İlişki Sonrası Ortaya Çıkan Hastalıklar

1-) Bu hem kadın, hem erkek için zararlıdır ve bulaşıcı hastalıkların doğmasına sebebiyet verir. Şöyle ki makat (anüs) giriş yeri değil tam aksine vücuttaki atık maddelerin çıkış yeri olduğu için burada birçok mikrop ve hastalığa sebebiyet verecek bakteriler vardır.

Bu durumda her ne kadar kendince korunmaya çalışacak olsan da; arka organdan yaklaştıktan sonra bulaşıcı olan hastalıklar tenasul uzvuna (penise) bulaşacağı için, bu mikroplarla eşine üreme organından yaklaştığın zaman bu sefer o mikropları eşine de taşıyacaksın ki bu durumda bir taşıyıcı görevi görüyorsun. Hem kendine hem eşine hastalık bulaştıracağın için bu çirkin fiilden uzak durun

2-) Kadının anüs bölgesinde bulunan bakteriler erkeğin tenasul uzvundan içeri gireceği için prostat gibi hastalıklara sebebiyet vereceği gibi AIDS ve diğer cinsel hastalıklara bulaşma ihtimali çok fazladır.

3-) Arkadan (tersten) yapılan cinsel birleşmeler sonucunda kadında şiddetli ağrı kanama ve anüste bulunan kaslarda yırtılmalardan dolayı sonucu ameliyata kadar varan ve tedavisi uzun bir süreç sürecek olan fiziksel hastalıklara sebebiyet vereceği için, bu hastalıkların bir süre sonra ruhsal hastalıklara yol açacağından psikolojik tedaviyi gerektirecek boyutlara varabileceğinden bu çirkin eylemden ve fiilden uzak durmak gerekir.

4-) Anüsten yapılan birleşmeler sonucunda zaman bağlı olarak anüste gevşeklik meydana geleceği için kadında dışkısını (büyük abdestini) tutamama gibi sorunlar ortaya çıkacağından ve bu sorunların zamana bağlı olarak kişide psikolojik sorunlar yaratacağından bu çirkin eylemden uzak durmak gerekir.

5-) Bu şekilde bir ilişki ilk başta her ne kadar nefse hoş görünecek olsa da insanın midesini bulandıran bir bölgeden yaklaşma olduğu için bir zaman sonra cinsellikten soğuma, cinsel hastalıklara bulaşma, kalıcı ve tedavisi zamana bağlı olarak gerçekleşecek (belki) hastalık ve hastalıklara sebebiyet vereceği için kişide ruhsal bir çöküntü oluşturacağından evlilik çatısında çıtırdamalar oluşturacağından dolayıdır ki hem aile hayatını kurtarmak, hem haram bir fiili işlememek, hem Allah’ın öfkesine maruz kalmamak, hem dünya hayatında hemde ahiret hayatında sıkıntı ve zorluklara maruz kalmamak için bu çirkin fiilden uzak durun.

Cinsellik insanın meşru şartlar içerisinde bir ihtiyacı olduğu içindir ki yüce Allah’da bunu meşru olmak şartıyla erkeklerden farklı olarak üreme organını yaratmış ve ön bölgeden yaklaşılmasını emretmiştir.

“Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde ön organ olan tarlanıza istediğiniz gibi varın. Kendiniz için önceden (uygun davranışlarla) hazırlık yapın. Allah’tan korkun, biliniz ki siz O’na kavuşacaksınız. (Ya Muhammed!) müminleri müjdele! (Bakara Süresi’223)”.Ömer Nasuhi Bilmen bu ayet-i celile hakkında şöyle demiştir:

“Bu ayeti kerime de, cinsel ilişkinin meşru şekline işaret buyurmaktadır. Şöyle ki: Ey Müslümanlar!. (Kadınlarınız) zevceleriniz (sizin için bir ekin mahallidir.) Evlat yetiştirmek için bir ziraat yeri mesabesindedir.

(Binaenaleyh bu ekin yerinize) bu çocuk yetiştirecek mahalle, yani tenasül organına (nasıl isterseniz varın) yatarken, otururken, ayakta dururken ve bacakları arasından varabilirsiniz. Elverir ki ekin mahalli olan organa yaklaşmış olasınız, aksi bir harekette bulunmayasınız. (Ve kendiniz için) güzel ameller (takdim edin) mesela yaklaşmadan evvel besmele, şerifeyi hatırlayınız, hayırlı evlada Kavuşmayı Cenab’ı Haktan dileyin. Öyle yalnız nefsani arzularınızı tatmin etmek, davranışınızın gayesi olmasın. (Ve Allah Teala’dan korkunuz.) Günahlardan kaçınınız.

Özellikle haram olan yaklaşmalardan kaçınınız. (Ve biliniz ki sizler şüphesiz onun huzuruna varacaksınızdır.) Öldükten sonra tekrar hayat bularak mahşer yerine gideceksiniz. Dünyadaki amellerinizden sorumlu olacaksınız. Dünyada iken meşru şekilde hareket eden, hayırlı amellerde bulunanlar ise nice, ebedi nimetlere kavuşacaklardır. Artık Habibim!. O gibi korunan ve iyi hal sahibi olan (müminleri) Allah’ın lütfuna ebedi nimetlere ulaşmakla (müjdele) onlara müjde ver. Ne yüce bir başarı (16)”

Son söz olarak diyeceğimiz şudur ki

Bu çirkin fiili hayvanlar bile yapmazken ve hayvanlar bile yaklaşmazken hayvanlardan daha aşağı bir seviyeye düşmeyi göze alıyorsanız eğer size insan demek sanırım hayvanlık olur. Lut kavmi uyarıldı ve uyarıları dikkate almadı. Artık olan olmuş, biten bitmiştir. Olmaması gerektiği halde olabilir belki haberiniz, bilginiz yoktur. Bu saatten sonra geçmiş için tövbe edin gelecek içinde böyle bir eyleme yönelmeyin

Lut kavminin başına gelen felaketlerin benzerinin başınıza gelmesini istemiyorsanız eğer biran önce tevbe edin ve birdaha bu fiili gerçekleştirmeme konusunda kararlılık ve sebat gösterin. Yok eğer nefsime hoş geliyor diyerekten bu haram fiili göz göre göre ve bile bile işliyorsan eğer Peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.v)’in deyimi ile: Allah eşi ile anal ilişkiye gireni lanetlemiştir buyurmuştur ki bizim diyecek bir sözümüzde kalmamıştır.

Kaynak: İsmail Ekinci

(1-Bakara Süresi’223) (2-Maide Süresi’87) (3-Esad Muhammed Said es-Sağirci / Delilleriyle Hanefi Fıkhı / bkz:86) (4-Bakara Süresi’223) (5-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C:2 / bkz:157-158) (6-Esad Muhammed Said es-Sağirci / Delilleriyle Hanefi Fıkhı / bkz:86) (7-Şuara Süresi’165-166) (8-Şuara Süresi’167) (9-Şuara Süresi’168-169) (10-Şuara Süresi’170-172) (11-Neml Süresi’58) (12-Enbiya Süresi’74) (13-M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:2 / bkz:441) (14-Neml Süresi’80) (15-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C:11 / bkz:288) (16-Turan Yazılım / Mürşit 5 / Tefsir/Bilmen

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.