Tevbe Süresinin Besmele İle Başlamamasının Sebebi ve Nedeni

    A+
    A-

    Bir görüşe göre Hz Peygamber, Kur’an kendisine her nazil olduğunda Tevbe Süresi’ni katibe yazdırırdı. Resulüllah (s.a.v) Berae / Tevbe Süresi’ni katibe yazdırırken, vahiy katibi Besmele’yi sürenin baş tarafına yazmayı unutur. Dolayısıyla da bu sürede Besmelesiz olarak öylece bırakılır.

    Diğer bir görüşe göre; Berae / Tevbe Süresi, Müslümanlar ile kafirler arasında var olan sözleşmeyi bozmaları için nazil olmuştur. İşte bundan doalyı Besmele (Bismillahir’r-Rahmani’r-Rahim) yazılmamıştır. Çünkü bir şeyin başına Besmele’nin yazılması, eman/güvence, teminat verme anlamını taşır. Dolayısıyla Sürenin başına Besmelenin yazılmaması/terk edilmesi, kafirlere karşı bir emanın ve güvencenin, teminatın ondan sonra olmadığını açıklamak, bildirmek içindir

    Tevbe Süresinde Besmelenin Terkedilmesinin Sebebine Gelince

    Kanaatimizce en doğru görüş, Abdullah b. Abbas tarafından yapılan şu rivayettir; Osman b. Affan’a bunun sebebini sordum. O da dedi ki: Enfal Süresi, Resulüllah (s.a.v) Medine’ye ilk geldiğinde nazil olan sürelerin ilkidir. Tevbe Süresi’de, Kur’an’ın Medine’de nazil olan son süresidir. Enfal süresinin ihtiva ettiği hususlar ile, Tevbe Süresindeki kıssalar birbirine benzerlik göstermektedir. Kaldı ki, Resulüllah (s.a.v) bize bu konuda herhangi bir açıklama da bulunmadılar. Dolayısıyla bu iki süre konusunda durum tarafımızdan tam olarak anlaşılamadı/işi birbirine karıştırır olduk. Acaba bu iki süre, ayrı ayrı iki süre midir yoksa bir tek süre midir?

    İşte buna tam olarak karar veremediğimiz için, bu iki sürenin arasını ayırdık, fakat aralarına Besmele yazmadık.

    Hz Ali’ye Kendisine bu husus sorulunca şöyle demiştir: Çünkü bu süre kılıçla/silahlanmayı emirle nazil olmuştur. Yani Müslümanlara kafirler tarafından haksızlık yapıldığı için, artık Müslümanlar ile kafirler ve müşrikler arasında herhangi bir andlaşmanın manasının kalmadığını, Müslümanların andlaşmayı bozarak silaha sarılmalarını ve bunda bir sakınca bulunmadığını içerdiği içindir. Başka değil…

    Kaynak: Ebu’l-Leys Semerkandi / Bostanü’l Arifin / bkz: 85-86

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.